Turkey! 2026 Kuşadası Limanı’nda ”LGBT+Scarlet Lady” gerginliği, Uzun süredir planlanan LGBT gemi turunun Türkiye durakları iptal edildi, Türkiye’nin istemediği gemiyi havada kapan ülkeye bakın: ‘Pes’ dedirttiler, İstanbul Adalet Sarayı’nda korkunç intihar, Eskişehir’deki silahlı kavgayla ilgili 2 şüpheli tutuklandı, Aranan firari hükümlü yakalandı, Eskişehir’deki feci kazada hayatını kaybeden Gökçe için adalet talebi büyüyor, Ankara’da aracına zorla bindiği kadını bıçakla tehdit edip eşyalarını gasp etti, Kardeşini öldürdü. “Kirayı eşit dağıtmıyordu”, 4 çocuk annesi eşini öldürüp intihar süsü vermiş, Kapı gıcırtısı cinayetinde katilin ifadesi ortaya çıktı. “6 senedir tedavi görüyorum”, MİT’ten DEAŞ operasyonu, Cezaevine Götürülen Yemekten Uyuşturucu Çıktı, Gözaltında işkenceye uğrayan yurttaşların davasının ikinci duruşmasında mahkeme tutumunu değiştirmedi: Mahkeme ‘işkenceyi’ kabul etmiyor!, 12 Yıllık sır perdesi aralandı! Yangında öldü sanılan bekçi cinayete kurban gitmiş, 700 bin TL’lik IBAN tuzağı! 17 yaşındaki kıza 7 yıl hapis cezası verildi annesi gözyaşlarına boğuldu: Kızım arkadaş kurbanı oldu, Polisi vurdu tutuklandı, Kahramanmaraş’ta Okulda Silahlı Dehşet: 1 Öğretmen ve 3 Öğrenci Hayatını Kaybetti, Kahramanmaraş’tan bir öğretmen neler yaşandığını anlattı: Koşun yetişin, Okul saldırıları ile ilgili 591 sosyal medya hesabı hakkında işlem başlatıldı, Kolundaki bilezikler için 85 yaşındaki komşusuna saldırdı, Beşiktaş’taki saldırı soruşturmasında 9 tutuklama, Boşanma aşamasındaki eşine vurduğu kaldırım taşı ‘silah’ sayıldı, Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı, Gülistan Doku’nun ablası konuştu: ”Cinayeti Altaş ailesinden öğrendim”, Alevi kurumlarından Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara tepki: Okullardaki şiddet sistemin ve ‘kindar nesil’ projesinin eseri, Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması: 8 tutuklama 11 adli kontrol!, Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevi iddialarına Başsavcılıktan dikkat çeken yanıt, İntihar eden fenomen Kübra Karaaslan’ın imam babasından acı itiraf, Soma Katliamı davasında yargılanan kamu görevlileri hakkında mahkeme ‘zaman aşımı’ kararı verdi, ‘Yenidoğan Çetesi’ davasında duruşma 10 Temmuz’a ertelendi, Eski belediye başkanı Şükrü Sözen’in tutuklandığı soruşturmada 12 yeni tutuklama, Bursa’daki uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama, Eskişehir merkezli 18 ildeki dev dolandırıcılık operasyonunda, Tekirdağ merkezli dolandırıcılık operasyonunda 8 zanlı yakalandı, Polisi arayıp ‘Banyodan çıktığımda yerdeydi’ dedi boğarak öldürdüğü ortaya çıktı, Samsun’da 10 Yıl Hapis Cezası Kesinleşti: Sanıktan “Seneye Görüşürüz” Sözleri, Sosyal Medyada tanıştığı Burdurlu mobilya ustasını öldüren genç zanlı tutuklandı, Korkunç olay! Sevgilisine ateş ederken arkadaşını başından vurdu sonra canına kıydı, Son Dakika… Uyuşturucu soruşturmasında 4 tutuklama kararı, Yasak aşk cinayeti mi, Serik’te korna kavgası karakolluk oldu: “Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum”, 8 şikayet ve 13 suç kaydı durduramadı: Eski eşine ve oğluna otomobille ‘pusu’ kamerada, Gencecik öğretmenin hayalleri yarım kaldı, Yaşlı çifti bakın ne için öldürmüş: Cani 25 kez bıçaklamış, Vahşi saldırıda yeni gelişme: Adalet bakanı devreye girdi, Katile yardım etti 21 yıl sonra yakalandı, Manisa’da 17 yıl sonra gelen cinayet itirafında şok sözler, Denizli’deki cinayet sosyal medya ipuçlarıyla çözüldü, İstanbul’da 127 milyon liralık vurgunda 40 tutuklama, Edirne’de diplomatik plakalı araçla insan kaçakçılığı iddiası: 6 tutuklama, Şanlıurfa’da fuhuş operasyonunda 27 zanlı tutuklandı, Kayıp Çinli iş insanı Wang’ın cesedine ulaşıldı: Katil zanlıları Interpol ile yakalandı Detaylar kan dondurdu, Film gibi cinayetin detayları Paranın peşine düşüp Çin’den İstanbul’a gelmişler, Çinli iş insanını bu kadın ölüme götürdü, İstanbul’da Çinli İş İnsanı Yong Wang’ın Ölümündeki Şüpheliler Belirlendi, Arnavutköy’deki tarlada infaz: Çinli iş insanı İstanbul’da ölü bulunmuştu Katil zanlıları havalimanından böyle kaçmış, Kaçak sigara cinayetinde yeni gelişme: Kargo şubesi müdürünü öldüren şüpheli tutuklandı!

2026.7.6 İstanbul Adalet Sarayı’nda korkunç intihar
İstanbul Adalet Sarayı’nda tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen hırsızlık zanlısı, 6’ncı kattan atlayarak intihar etti.
İddiaya göre, olay öğle saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda meydana geldi. Hırsızlık suçundan gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen H.T. (52), kelepçeli halde işlemleri yapıldığı sırada 6’ncı kattaki blok boşluğundan kendisini aşağı bıraktı. İhbar üzerine olay yerine adliye içerisindeki görevli sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk kontrolde metrelerce yükseklikten zemine düşen H.T.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın ardından adliyede güvenlik önlemleri artırılırken, olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.
“Ailemle görüşmek istemiyorum”
H.T.’nin ifade işlemleri sırasında düzenlenen tutanağa “Ailemle görüşmek istemiyorum” şeklinde not düştüğü öğrenildi. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.

2026.7.6 Türkiye’nin istemediği gemiyi havada kapan ülkeye bakın: ‘Pes’ dedirttiler
Beş bin eşcinsel sapkını Türkiye’ye getirmek üzere yola çıkan gemi yoğun tepkiler üzerine rota değiştirmişti. Türkiye’nin reddettiği gemiyi bir Müslüman ülkesi kabul etti.
Tekreferans’ta yer alan habere göre, LGB’lileri taşıyan Virgin Voyages’e ait Scarlet Lady adlı geminin 7 Temmuz Salı günü Kuşadası Ege Port Limanı’na yapacağı sefer geçen hafta Aydin Valiliği tarafından iptal edilirken, Türkiye tarafından istenmeyen geminin yeni rotası belli oldu.
Richard Branson’ın desteklediği Virgin Voyages adlı kruvaziyer şirketine ait olan Scarlet Lady’nin organizatörü Atlantis Events, çoğu ABD’li 2 bin yolcusu ve binden fazla mürettebatı ile İstanbul ve Kuşadası yerine Mısır’ın Kahire şehri ile Yunanistan’ın Girit adasına uğrayacağını açıkladı.
Türkiye’nin kruvaziyer gemiyi kabul etmeme kararı, özellikle ABD basınını rahatsız etmişti. Yapılan haberlerde Türkiye hedef alınmıştı.
Atlantis Events’in CEO’su Rich Campbell, CNN’e verdiği demeçte Türkiye’nin kruvaziyer ziyaretlerini engelleme kararıyla ilgili olarak, “Bir ülkenin hangi turistlerin girişine izin verip hangilerinin izin vermeyeceğini seçme hakkına sahip olması beni çok endişelendiriyor” dedi. Campbell, şirketin 36 yıldır ilk kez taşıdığı yolcular gerekçe gösterilerek seyahatinin engellendiğini de söyledi.

2026.7.4 Uzun süredir planlanan LGBT gemi turunun Türkiye durakları iptal edildi
Türkiye kararı
Türkiye, yalnızca LGBT yolculara yönelik düzenlenen kruvaziyer turunun gelecek hafta İstanbul ve Kuşadası’ndaki planlı duraklarını iptal etti.
Kuşadası’nın bağlı olduğu il yönetimi, geminin 7 Temmuz’daki liman ziyaretinin iptal edildiğini duyurdu.
Açıklamada, gemideki grupların davranışlarının toplumun yapısı ve ahlaki değerleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
Kruvaziyer programı
On gecelik Akdeniz turu Atina’dan başlayacak ve Venedik’te sona erecek.
Tur, bir yıldan uzun süredir planlanıyordu.
Organizatör Atlantis Events, Türkiye’nin son 20 yılı aşkın sürede şirketin düzenlediği 12’den fazla turuna ev sahipliği yaptığını açıkladı.
Şirket, ABD Büyükelçiliğinin de desteğiyle güzergâhı korumaya çalıştı ancak karar değiştirilmedi.
Güncellenen programa göre gemi Mısır’ın İskenderiye kentine tam günlük ziyaret gerçekleştirecek ve Girit Adası’na uğrayacak.
Ekonomik etki
Atlantis Events, Türkiye’nin karar nedeniyle yaklaşık 1 milyon dolar turizm geliri kaybedeceğini açıkladı.
Şirket, yolcuların Türkiye’de üç gün boyunca alışveriş yapmayı ve turistik faaliyetlere katılmayı planladığını belirtti.
Arka plan
Türkiye’de eşcinsel ilişkiler yasal olmasına rağmen, İstanbul’daki Onur Yürüyüşü 10 yılı aşkın süredir yasaklanıyor.
Son günlerde yasağa rağmen düzenlenen Onur Yürüyüşü etkinliklerinde çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Atlantis Events, daha önce Türkiye’ye düzenlediği turlarda yolcuların herhangi bir güvenlik tehdidiyle karşılaşmadığını ve gelecekte yeniden Türkiye’yi ziyaret etmeyi umduğunu açıkladı.

2026.6.28 Kuşadası Limanı’nda ”LGBT+Scarlet Lady” gerginliği
26 yıl önce, yaklaşık 800 LGBTİ+ yolcusu ile rotasını Kuşadası’na çeviren ve o dönemin bakanlık talimatıyla Kuşadası Limanı’na kabul edilmeyerek tartışmalarıyla gündeme oturan “Scarlet Lady” yeniden rotasını kuşadası Limanı’na kırdı.
Virgin Voyages şirketine ait, 2 bin 700 yolcu kapasiteli dev kruvaziyer gemisi Scarlet Lady, Temmuz ayı kapsamında gerçekleştireceği özel bir tur programı nedeniyle Türkiye gündemine oturdu. Atlantis Events tarafından organize edilen ve 50’den fazla ülkeden katılımcının yer alacağı LGBTİ+ temalı özel turun rotasında Kuşadası ve istanbul’un sosyal medyada geniş çaplı bir tartışma başlattı.
RESMİ MAKAMLARIN KARARI MERAK EDİLİYOR
Programa göre, geminin 7 Temmuz 2026’da Kuşadası’na, 8-9 Temmuz 2026 tarihlerinde ise İstanbul’a yanaşması planlanıyordu. Ancak, İstanbul duraklarındaki tarihi ve kültürel alanların organizasyon tanıtımlarında yer alması sosyal medyada büyük tepki topladı. Tepkilerin ardından İstanbul rotasının iptal edildiği ve programdan çıkarıldığı bildirilmişti. 5-15 Temmuz 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan seyahat kapsamında, dev yolcu gemisi Scarlet Lady’nin, 7 Temmuz 2026 tarihinde, sabah 09.00’da Kuşadası Limanı’na demirlemesi bekleniyor.
Organizasyonun Türkiye ayakları sosyal medya kullanıcılarını ikiye bölerken, yerel düzeyde nasıl bir prosedür işletileceği ise merak konusu oldu. Konu kapsamında, Kuşadası Kaymakamlığı, geçtiğimiz haftalarda, ‘Onur Yürüyüşü’ kapsamında düzenlenen etkinliklere; “kamu düzeni ve güvenliği” gerekçesiyle ilçe genelindeki LGBT+ temalı etkinliklere yasak getirmesi, ziyaretin hukuki ve idari boyutunu yeniden tartışmaya açtı. Geminin limana yanaşması veya yolcuların karaya çıkmasıyla ilgili alınacak karar şuan için kamuoyun yansımadı.
26 YIL ÖNCE LİMANDA LGBT+ KRİZİ YAŞANMIŞTI
İSRAİL’den yola çıkan ve çoğunluğu ABD’lilerden oluşan 800 gay turisti taşıyan Tura Gemi Turizm Acentası’na ait Olympie Vuyager adlı gemi 7 Eylül 2000 tarihinde limana demirlemiş ve krizi beraberinde kente taşımıştı. 26 yıl önce kenti ziyaret eden kruvaziyer, dönemin bakanlık talimatıyla Kuşadası Limanı’na kabul edilmemiş ve bu karar kentte ve kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirmişti. Kentte farklı soruları gündeme taşıyan olay kapsamında, gözler önümüzdeki günlerde yetkili mercilerden makamlardan yapılacak açıklamaya çevrilmiş durumda.

2026.6.29 Ankara’da aracına zorla bindiği kadını bıçakla tehdit edip eşyalarını gasp etti
Ankara’nın Sincan ilçesinde otomobilinde bekleyen bir kadın, aracına zorla binen şüpheli tarafından bıçakla tehdit edilerek istediği adrese gitmeye zorlandı. Şüpheli, mağdurun para ve kolyesini gasp ettikten sonra polis ekiplerince kısa sürede yakalandı.
Ankara’nın Sincan ilçesinde meydana gelen olayda, otomobilinde iş arkadaşını bekleyen bir kadın, aracına zorla binen şüphelinin bıçaklı tehdidine maruz kaldı. İddiaya göre şüpheli, kadını istediği adrese götürmeye zorladıktan sonra para ve ziynet eşyasını alarak olay yerinden uzaklaştı.
Olay, sabah saat 06.00 sıralarında Sincan ilçesi Yenikent Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, 28 yaşındaki Ş.Ö., aracında iş arkadaşını beklediği sırada M.Ç. (32) isimli şüpheli zorla otomobile bindi. Üzerinde bıçak bulunduğunu söyleyerek kadını tehdit eden şüpheli, kendisinin Yenimahalle ilçesindeki Ankapark otoparkına götürülmesini istedi.
Yaşadığı korku nedeniyle şüphelinin talebini yerine getiren kadın, Ankapark’a ulaştıklarında ikinci bir şok yaşadı. Araçtan inmeye hazırlanan şüpheli, mağdurun üzerinde bulunan bir miktar nakit para ile boynundaki kolyeyi alarak olay yerinden kaçtı.
Olayın ardından polis ekiplerine başvuran Ş.Ö.’nün şikâyeti üzerine geniş çaplı çalışma başlatıldı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, şüphelinin kimliğini ve kaçış güzergâhını kısa sürede tespit etti. Düzenlenen operasyonla yakalanan M.Ç. gözaltına alındı.
Şüphelinin yapılan sorgulamasında daha önce tehdit, ısrarlı takip ve kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçlarından toplam 5 ayrı suç kaydının bulunduğu öğrenildi.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından adli işlem başlatıldığı, M.Ç.’nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesinin beklendiği bildirildi.
2026.6.29 700 bin TL’lik IBAN tuzağı! 17 yaşındaki kıza 7 yıl hapis cezası verildi, annesi gözyaşlarına boğuldu: Kızım arkadaş kurbanı oldu
Adana’da arkadaşına banka hesabı ve IBAN bilgisini veren 17 yaşındaki kızının kandırdığını öne süren Cemile Tursun, gözyaşları içinde yardım istedi. Kızının 7 yıl hapis cezası aldığını belirten Tursun “Benim kızım arkadaş kurbanı oldu. Kızımın IBAN’ını kullanıp 700 bin lira dolandırdılar. Biz parayı yatırıyoruz ama başka bir borç çıkıyor” dedi.
IBAN dolandırıcılıklarının ardı arkası kesilmez son mağdur Adana’da yaşayan 17 yaşındaki Sema Nur Tursun oldu. Kızının arkadaş çevresi tarafından kandırıldığını iddia eden Cemile Tursun, kızının reşit olmadığı dönemde hesabının kullanıldığını belirtti. İddiaya göre genç kız terzide çalışırken arkadaşının isteği üzerine banka hesabı ve IBAN bilgisini kullandırdı.
7 YIL HAPİS CEZASI ALDI
17 yaşındaki Sema Nur Tursun, dolandırıcılık dosyaları kapsamında 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
“KIZIM ARKADAŞ KURBANI OLDU”
Kızının kandırıldığını savunan anne Cemile Tursun, gözyaşları içinde konuştu:
Kiracıyım. Eşimin gözleri görmüyor ve iki çocuğum da mahkum. Yetkililerden af istiyoruz. Bu mağdurlara yardımcı olun. Benim kızım arkadaş kurbanı oldu. Kızımı kandırıp kartını alıyorlar. Kızım daha 17 yaşında. Kızım kart çekebilir mi? Mağdur.
“700 BİN LİRA DOLANDIRDILAR”
Anne Tursun “Kızımın IBAN’ını kullanıp 700 bin lira dolandırdılar. Biz parayı yatırıyoruz ama başka bir borç çıkıyor. Asıl sorumluların ceza almadığını iddia eden Cemile Tursun, “Kızımı dolandıran kişi mahkemeye çıkıyor ve ona beraat veriyorlar, ama kızım ceza alıyor. Kızım iki dosyadan 7 yıl ceza aldı. Daha başka dosyalar da çıkıyor” dedi.x1200
2026.6.28 Genç tıp öğrencisinin ölümü soruşturuluyor
Zonguldak’ta ailesinin haber alamadığı tıp fakültesi öğrencisi yurt odasında ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Olay, akşam saatlerinde Zonguldak’ın Kozlu ilçesine bağlı Güney Mahallesi Dere Sokak’ta faaliyet gösteren özel bir kız öğrenci yurdunda yaşandı. Tuğçenaz Demirelöz’e ulaşamayan ailesi, endişelenerek kızlarının arkadaşlarını aradı ve odasına bakmalarını rica etti.
Odaya giren arkadaşları, Demirelöz’ü yerde hareketsiz yatarken bulması üzerine durum derhal polis ve sağlık ekiplerine bildirildi. Kısa sürede yurda ulaşan sağlık görevlileri, yaptıkları kontrolde tıp fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi Demirelöz’ün hayatını kaybettiğini belirledi. Genç kızın arkadaşlarının olay yerinde büyük üzüntü yaşadığı görüldü.
Polisin ölümü şüpheli olarak değerlendirmesinin ardından olay yeri inceleme ekipleri odada çalışma yaptı. İncelemelerin tamamlanmasıyla Demirelöz’ün cansız bedeni, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna nakledildi. Genç kızın olay günü yeni bir ev kiraladığı ve eşyalarını taşımaya başladığı, bir süre önce de doktor kontrolünde kalbinde ritim bozukluğu tespit edildiği öğrenildi.
Tuğçenaz Demirelöz’ün kesin ölüm nedeni, yapılacak otopsi işleminin ardından netlik kazanacak.
2026.6.27 Polisi vurdu, tutuklandı
Adana’da ihbara giden polisi tabancayla yaralayan zanlı tutuklandı.
Adana’nın merkez Çukurova ilçesinde ihbara giden polis memurunu tabancayla yaralayan zanlı tutuklandı.
İsmi öğrenilemeyen bir kişi, 25 Haziran gecesi 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak Karslılar Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda silahlı kişiler tarafından takip edildiğini bildirdi. Bunun üzerine bölgeye Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.
Bu sırada bölgede araştırma yapan polis memuru M.A.Ş’ye, bölgeye motosikletle gelen Can C. (23) tarafından tabancayla ateş açıldı.
Yapılan telsiz anonsları üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, bacağı ve kasığından yaralanan polis memurunu Çukurova Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.
Saldırının ardından olay yerinden kaçan zanlı, polis ekiplerince kovalama sonucu olayda kullandığı tabancayla yakalandı.
“YANLIŞLIKLA ATEŞ ETTİM”
Zanlı, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere getirildiği Adana Adli Tıp Birimi önünde kendisini görüntüleyen ve neden ateş ettiğini soran gazetecilere “Yanlışlıkla” dedi.
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.
Tedavisi süren polis memurunun durumunun iyi olduğu öğrenildi.
x1200
2026.6.26 Aranan firari hükümlü yakalandı
Antalya’nın Manavgat ilçesinde 25 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan şahıs yakalanıp cezaevine teslim edildi.
Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında, ‘büyük veya küçükbaş hayvan hırsızlığı’ suçundan hakkında 25 yıl 11 ay 6 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ahmet İ.’yi yakaladı.
Gözaltına alınan Ahmet İ., emniyetteki işlemlerinin ardından Manavgat Adliyesi’ne sevk edildi.
Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Ahmet İ., işlemlerinin ardından Ilıca Mahallesi’ndeki Manavgat S Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi.
2026.6.24 Eskişehir’deki feci kazada hayatını kaybeden Gökçe için adalet talebi büyüyor
Duruşması 13 Temmuz 2026’da Gökçe Kurtulmuş’un ailesine baskılar yapıldığı yönünde kamuoyunda Gökçeye destek adı altında kampanya başlatıldı.
Eskişehir’de ters yönde ilerleyen bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’un ölümüne ilişkin davada ilk duruşma 13 Temmuz 2026’da görülecek. Duruşma öncesinde sosyal medyada “Gökçe için adalet” çağrıları yapılırken, Kurtulmuş’un yakınları ve destekçileri kamuoyundan davayı takip etmelerini istedi.
Uçarak geldi bağırsaklarını görünce içim boşaldı
Eskişehir’in Odunpazarı ilçesinde, ters istikamette hızla ilerleyen Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil, 35 yaşındaki genç kadını altına alarak ezdi. Olay yerinde hayatını kaybettiği kazaya tanık olan esnafın anlattıkları olayın vahametini gözler önüne sererken, dehşet anları güvenlik kamerasına yansıdı.
Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik’in anlattıkları kan dondurdu
Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik, “Önce bir ses duydum, ondan sonra arabanın gaza basarsın ya öyle sesler. Önce çöp tenekesini salladı, uçarak karşıya fırlattı. Kırmızı kazaklı bir kadın da orada köşede dururken araba sokağa girdi.
Kaldırımda duran Gökçe Kurtulmuş’u altına alarak ezdi
Sokağa girer girmez arabayla elektrik direğinin camları arasına sıkıştı. Koştum baktım hemen kurtarabilir miyiz diye, söyleyecek halim yok ama bağırsaklarını görünce içim boşaldı, bir daha yanaşamadım.
Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil çok süratliydi
Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu. O arada bir boşluk vardı, araba gelmiyordu. Sürücü de galiba yaralanmış, benim gördüğüm sürücü biraz durgundu, sadece bakıyordu. Ben öbür kadına baktım çünkü arabanın onu altına aldığını gördüm” dedi.
Gökçe Kurtulmuş’un hayatını Kaybettiği tespit edildi
Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibleri sevk edildi. Ekiplerin incelemesinde Gökçe Kurtulmuş’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olayda yaralanan sürücü Emine A. ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Yunus Emre devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansımıştı kazanın ardından mahkeme süreci başlamıştı 13 Temmuz 2026 günü duruşması olan Gökçe Kurtulşun yakınları destek bekeliyor.
2026.6.23 Kapı gıcırtısı cinayetinde katilin ifadesi ortaya çıktı. “6 senedir tedavi görüyorum”
Muğla’da bahçe kapısının gıcırtısından dolayı çıkan tartışmada komşusunu öldüren Osman Küçükgüzel’in ifadesi ortaya çıktı. Küçükgüzel, “Yaklaşık 6 senedir psikiyatri tedavisi görüyorum, ilaç kullanıyorum. Keşke ben ölseydim ama kimse zarar görmeseydi” dedi.
Muğla’nın Fethiye ilçesinde, bahçe kapısı sesi nedeniyle çıkan tartışmada, komşusu Ramazan Çalışkan’ı (42) av tüfeğiyle öldürüp, eşiyle kızını da yaralayan ve tutuklanan Osman Küçükgüzel’in (62) ifadesi ortaya çıktı.
OLAYDAN 1 HAFTA ÖNCE ŞİKAYET ETMİŞ
Küçükgüzel, ifadesinde, bahçe kapısından kaynaklı sesten çıktığı ileri sürülen kavganın geçmişini anlattı.
Küçükgüzel, yaklaşık 1 yıldır sürgülü demir kapının sesi sebebiyle komşusuyla aralarında sorun olduğunu belirterek, “Olaydan 1 hafta önce karakola gidip, ‘Şikayetçi değilim ama rahatsız oluyorum, bir çözüm bulun’ dedim. Bunun üzerine Karakol Komutanı benim yanımdayken Ramazan’ı aradı ve kapı ile ilgili kendisini uyardı ancak bu da çözüm olmadı. Daha sonra eve döndüm. Evime geldiğim sıralarda, Ramazan Çalışkan’ın evine giren bir şahıs beni rahatsız etme kastı ile evimin önünde arabasına ara gaz vererek beni taciz etti” dedi.
“HEDEF GÖZETMEDEN 2 EL ATEŞ ETTİM”
Olay günü, saat 19.00 sıralarında, dinlenmek isterken kapı sesinin tekrar duyulması üzerine komşusuna seslendiğini iddia eden Küçükgüzel, “Daha dikkatli olmalarını, evde istirahat etmek istediğimi söyledim. Ramazan’ın eşi E.Ç., evinden bana hitaben ‘Ağzına s….. senin’ diyerek hakaret edip, demir kapıyı bilinçli olarak ses çıkaracak şekilde kapattı. Bunun üzerine ben de sinirlenerek onlara hakaret ettim ancak ne söylediğimi hatırlamıyorum. Daha sonra evde bulunan bana ait av tüfeğini alıp kendi evimin kapısının önüne çıkarak hedef gözetmeksizin 2 el ateş ettim.”
“6 SENEDİR TEDAVİ GÖRÜYORUM”
İfadesinin devamında amacının kimseyi öldürmek olmadığını belirten Küçükgüzel, “Yaklaşık 6 senedir psikiyatri tedavisi görüyorum, ilaç kullanıyorum. Yaşananlardan dolayı çok üzgünüm. Keşke ben ölseydim ama kimse zarar görmeseydi” dedi.
NE OLMUŞTU?
Olay, 19 Haziran’da saat 18.00 sıralarında, Eldirek Mahallesi’nde meydana geldi.
Komşu oldukları öğrenilen Osman Küçükgüzel ile Ramazan Çalışkan arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Küçükgüzel, av tüfeğiyle evinin önüne gittiği Çalışkan’a ve beraberindeki aile üyelerine ateş etti. İhbar üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin kontrolünde Ramazan Çalışkan’ın hayatını kaybettiği belirlendi.
Çalışkan’ın eşi E.Ç. (40) ve kızı E.Ç.’nin (13) de vücutlarına isabet eden saçmalardan yaralandığı tespit edildi. İlk müdahaleleri yapılan yaralılar, hastanede tedaviye alındı. Anne E.Ç.’nin durumunun ağır olduğu belirtildi. Bahçe kapısından kaynaklı sesten çıktığı ileri sürülen olayın ardından kendi evine gidip saklandığı belirlenen Küçükgüzel, jandarma ekiplerine teslim oldu. J
andarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Küçükgüzel, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.x1200
2026.6.23 4 çocuk annesi eşini öldürüp intihar süsü vermiş
Şanlıurfa’da 4 çocuk annesi Emine Kurt’u, eşinin boğduğu ardından da olaya intihar görünümü verdiği ortaya çıktı.
Şanlıurfa’da bir kadın cinayete kurban gitti.
Şıh Maksut Mahallesi’nde 4 çocuk annesi Emine Kurt’a ulaşamayan yakınları, giriş kattaki eve geldiklerinde kapının açılmaması sonrası pencerenin dışından içeri doğru baktı.
Kurt’u hareketsiz halde gören yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
HAYATINI KAYBETTİ
Sağlık ekiplerinin kontrolünde, Kurt’un hayatını kaybettiği belirlendi. Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin evde yaptığı incelemede, koridorda kan izlerine rastlandı.
ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Olaya ilişkin eşi Mehmet Kurt, gözaltına alındı.
Mehmet Kurt (43), sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Kurt’un emniyette verdiği ifadede, eşiyle uzun süredir tartışmalar yaşadıklarını söylediği öğrenildi.
İfadesinde; olay günü çocukları evden çıkardıktan sonra eşiyle konuştuğunu belirten Mehmet Kurt, tartışmanın büyümesi ile eşini boğduğunu, daha sonra da pencerenin demir korkuluklarına geçirip, olaya intihar görünümü verdiğini söyledi.
“İNTİHAR ETMİŞ GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞTIM”
Mehmet Kurt’un ifadesinde, “Eşimle sürekli iş konusu yüzünden tartışıyorduk. İsteklerini karşılayamadığım için aramızda sorunlar yaşanıyordu. Olay günü öfkeme kapılarak boğazına sarıldım. Hareketsiz kaldığını görünce korktum ve intihar etmiş gibi göstermeye çalıştım. Yaptığımdan dolayı çok pişmanım.” dedi.
Mehmet Kurt, işlemleri sonrası tutuklandı. Öte yandan Emine Kurt’un cenazesi, Adli Tıp Kurumu’nda tamamlanan otopsinin ardından toprağa verildi.
2026.6.22 Başörtülülere hakaret eden kişi hakkında tutuklama talebi
Sosyal medya platformlarında başörtülülere yönelik ifadeleri nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli Hatice Öncel, tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazı sosyal medya platformlarında yer alan ve kamuoyuna yansıyan paylaşımlarda şüpheli Öncel’in başörtülülere yönelik ayrımcı ifadeleri sebebiyle resen başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Öncel’in emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
Savcılıkta ifade veren Öncel, tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Şüphelinin hakimlikteki işlemleri sürüyor.
Başörtülü kadınları hedef alan paylaşıma soruşturma
Ne olmuştu?
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bazı sosyal medya platformlarında yer alan ve kamuoyuna yansıyan paylaşımlarda bir kişinin başörtülü vatandaşlara yönelik kullandığı ifadeler nedeniyle resen soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.
İncelemeler neticesinde söz konusu paylaşımları gerçekleştirdiği değerlendirilen Hatice Öncel hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan soruşturma yürütüldüğü ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedilmişti:
“Soruşturma kapsamında şüphelinin tespiti ve yakalanmasına yönelik gerekli işlemler başlatılmış olup gözaltı talimatı verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımız, toplumun huzurunu, kamu düzenini ve vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini hedef alan, ayrımcılığı ve nefreti teşvik eden eylem ve söylemlere ilişkin iddiaları titizlikle değerlendirmekte, ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli adli işlemleri kararlılıkla yürütmektedir.”
2026.6.20 Eskişehir’deki silahlı kavgayla ilgili 2 şüpheli tutuklandı
Eskişehir’de kız arkadaş meselesi nedeniyle çıktığı öne sürülen ve bir kişinin silahla bacağından yaralandığı kavga olayının 2 şüphelisi adliyeye sevk edildi.
Olay, dün Odunpazarı ilçesi Çankaya Mahallesi Çaba Sokak’ta meydana gelmişti. Kız arkadaş meselesinden çıktığı iddia edilen kavgada, Hasan M. (26) isimli şahıs silahla sağ bacağından yaralanmıştı.
Kanlar içinde kalan yaralı Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılırken, kaçan şüphelilerin yakalanmasına yönelik polis ekiplerince çalışma başlatılmıştı.
Çalışmalar neticesinde, olay yerinden kaçan C.D. ile arkadaşı A.A., ayrıca şüphelilere ulaşım konusunda yardım ettiği belirlenen yaşı küçük M.Y. yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan C.D. ve A.A., sağlık kontrollerinin ardından bugün adliyeye sevk edildi. M.Y.’nin işlemlerinin ise Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından takip edildiği öğrenildi.
Polis ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
2026.6.17 MİT’ten DEAŞ operasyonu
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), DEAŞ terör örgütünün sözde Horasan Vilayeti’nin medya yapılanmasına yönelik gerçekleştirdiği operasyonda Abu Ubeyde ve Abu İbrahim kod isimli Ahmet Kazancı’yı yakaladı. Kazancı’nın, DEAŞ’ın Türk Medya Sorumlusu Abu Yasir Al Turki kod isimli Özgür Altun’un yerine geçen kişi olduğu ortaya çıktı.
MİT’in istihbari çalışmaları sonucunda, Ahmet Kazancı’nın Türkiye’den Afganistan-Pakistan alanına geçerek terör örgütü DEAŞ’ın Horasan Vilayeti’ne (ISKP) katıldığı tespit edildi. Kazancı’nın DEAŞ’a ait kamplarda aktif görev yaptığı saptandı.
Kazancı’nın, Türkiye’den Afganistan-Pakistan alanına örgüt unsuru aktarımında aktif rol oynayan ve Pakistan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen DEAŞ’ın Türk Medya Sorumlusu Abu Yasir Al Turki kod Özgür Altun ile birlikte faaliyet yürüttüğü belirlendi. Ayrıca Kazancı’nın, Özgür Altun’un yakalanmasının ardından yerine geçerek Altun’un örgütsel faaliyetlerini devraldığı da belirlendi.
MİT tarafından sürdürülen hassas çalışmalar neticesinde, Ahmet Kazancı’nın, Pakistan’da, DEAŞ unsurlarına yönelik düzenlenen hava saldırılarından sağ olarak kurtulduğu tespit edildi.
Kazancı’nın Afganistan-Pakistan alanında DEAŞ bünyesinde aldığı eğitimler ve örgütsel faaliyetleri sonrası illegal yollardan Türkiye’ye giriş yapacağı ve örgütsel çalışmalarını sürdüreceği saptandı.
Bunun üzerine MİT, Kazancı’nın yakalanması için düğmeye bastı. Sürdürülen hassas çalışmalar neticesinde, örgütsel faaliyetleri takip edilen Abu Ubeyde / Abu İbrahim Kod Ahmet Kazancı, sınır bölgesinde düzenlenen operasyon ile yakalandı.
ÖRGÜT FAALİYETLERİNİ İTİRAF ETTİ
MİT’in operasyonu ile yakalanan Ahmet Kazancı, ifadesinde; Türkiye’den Afganistan-Pakistan alanına yönelik örgüt aktarımını yöneten Abu Yasir Al Turki kod Özgür Altun ile ilişkisini,
DEAŞ bünyesinde aldığı silahlı ve dini çeşitli eğitimleri, DEAŞ adına yürüttüğü medya/propaganda faaliyetleri kapsamındaki görevlerini itiraf ederek, detaylarını aktardı.
Yapılan bu operasyon ile DEAŞ’ın Türkiye’ye yönelik eylem planlamalarının akamete uğratılması, DEAŞ’ın unsur kazanımının deşifre olması ve eylem planlamalarının ele geçirilmesi sağlandı.
2026.6.11 Kardeşini öldürdü. “Kirayı eşit dağıtmıyordu”
Adana’da iki kardeş, silahlarla birbirine girdi. Muhammet Palaz, kendisini tabancayla yaralayan Ercan Palaz’ı vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklayarak öldürdü. Palaz, kavganın çıkış nedeninin “kiranın eşit dağıtılmaması” olduğunu söyledi.
Olay 7 Haziran’da Adana’nın Yüreğir ilçesinde meydana geldi. Muhammet Palaz, aralarında para meselesi nedeniyle husumet bulunan kardeşi Ercan Palaz ile sokakta karşılaşınca tartışma çıktı.
Polemiğin büyüyerek kavgaya dönüşmesiyle Ercan Palaz, ağabeyini tabancayla kasığından vurdu.
Yaralı halde kardeşine saldıran Muhammet Palaz, Ercan Palaz’ı vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladıktan sonra yere yığıldı. Ercan Palaz’ın hayatını kaybettiği belirlenirken, Muhammet Palaz ise ambulansla hastaneye kaldırıldı.
TABURCU EDİLİP GÖZALTINA ALINDI
Polis ekiplerinin olayla ilgili başlattığı incelemede Ercan Palaz’ın, babası Cevdet Palaz’ın dükkanını kiraya verdiği, gelen kira parasını ise kardeşleri arasında eşit paylaştırmadığı gerekçesiyle ağabeyiyle husumetli olduğu ortaya çıktı.
Olay günü Muhammet Palaz’ın konuyu konuşmak için kardeşinin yanına gittiği ve kavganın yaşandığı belirtildi.
Hastanedeki tedavisi tamamlanan Muhammet Palaz, taburcu edildikten sonra Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı.
“ÖLDÜRMEK İSTEMİYORDUM”
Emniyete götürülen Muhammet Palaz, ifadesinde, “Babamın dükkanından gelen kira gelirini, kardeşler arasında eşit paylaştırmıyordu. Bu sorunu konuşmak için yanına gittiğimde bana tabancayla ateş etti. Ben de kendimi korumak için bıçakladım. Öldürmek istemiyordum, pişmanım.” dedi.
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Muhammet Palaz, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

2026.6.9 12 Yıllık sır perdesi aralandı! Yangında öldü sanılan bekçi cinayete kurban gitmiş
Antalya’da 2014 yılında bekçi kulübesinde çıkan yangında hayatını kaybettiği düşünülen Şeref Kocabıyık’ın, kesici aletle öldürüldükten sonra cesedinin yakıldığı ortaya çıktı. Dosyanın yeniden açılmasıyla kayıp cep telefonunun kullanıldığı tespit edilirken, cinayete karıştıkları belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.
Antalya’da 12 yıl önce bir inşaatın bekçi kulübesinde çıkan yangında cesedi bulunan Şeref Kocabıyık’ın öldürüldüğü ortaya çıktı. Dosyanın yeniden açılmasıyla maktule ait kayıp cep telefonunun olaydan sonra kullanıldığı tespit edilirken, baz ve HTS kayıtlarının detaylı analizi sonucu cinayete iştirak ettikleri belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.
Olay, 25 Kasım 2014 tarihinde saat 21.40 sıralarında Kepez ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Mehmet Atay Caddesi 6764 Sokak başındaki inşaat halindeki binanın bahçesinde meydana geldi. İnşaatın bahçesindeki bekçi kulübesinde çıkan yangında emekli imam ve 2 çocuk babası Şeref Kocabıyık hayatını kaybetti. Kocabıyık’ın yaklaşık 3 aydır kulübede kaldığı, inşaatın bulunduğu alanda daha önce müstakil evinin bulunduğu öğrenildi. Kocabıyık’ın olay günü akşam saat 21.00 sıralarında Demirgül Mahallesi’ndeki evinde akşam yemeğini yedikten sonra bekçilik yaptığı kulübeye gittiği belirtildi.
“Babam erkenden uyumazdı”
İnşaatın müteahhitliğini yapan Yasin Kocabıyık, olay tarihinde verdiği röportajda, babasını ziyaret etmek için yola çıktıklarını ve olay yerine yaklaşık 200 metre kala yangının çıktığını öğrendiklerini söyledi. Kulübenin alevler içinde olduğunu, kapı ve pencerelerin kapalı bulunduğunu anlatan Yasin Kocabıyık, “Babam erkenden uyumazdı. Dün gece de uyuduğunu zannetmiyoruz. Duvarları falan kırdık ama elimizden bir şey gelmedi. Babam bu kulübede hem bekçilik hem de sessiz yer olduğu için dini görevlerini yapardı. Herhangi bir kullandığı ilaç veya sağlık sorunu yoktu. Allah’ın takdiri ama olayın nasıl olduğunu da öğrenmek istiyoruz” dedi.
“Cüzdanında bir miktar parası ve cep telefonu yoktu”
Kulübedeki çekmecede babasının cüzdanında bulunan bir miktar paranın ve cep telefonunun olmadığını gördüklerini belirten Yasin Kocabıyık, “Bu noktada şüphelerimiz var. Herhangi bir kundaklama olduğunu düşünmüyoruz çünkü pencere camlarında kırık yoktu” diye konuştu.
Adli Tıp Kurumu morgunda otopsisi yapılan Şeref Kocabıyık’ın cenazesi, Serik ilçesi Kadriye Mahallesi’nde toprağa verildi.
Dosya 12 yıl sonra yeniden açıldı
Olay tarihinde çıkan yangında hayatını kaybettiği değerlendirilen Şeref Kocabıyık’ın dosyası 12 yıl sonra yeniden açıldı. Yapılan çalışmalarda maktule ait kayıp cep telefonunun olaydan sonra kullanıldığı tespit edildi. Baz ve HTS kayıtlarının detaylı şekilde analiz edilmesinin ardından soruşturma kapsamında 4 kişi gözaltına alındı.
“Cinayete iştirak ettikleri belirlenen 4 şüpheli gözaltına alınmıştır”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gürlek açıklamasında, “Antalya Kepez’de 25 Kasım 2014 tarihinde kesici aletle öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık’ın katilleri telefon analizleri sonucu tespit edilmiştir. Dosyanın yeniden açılmasıyla maktule ait kayıp cep telefonunun olaydan sonra kullanıldığı tespit edilmiş, baz ve HTS kayıtları detaylıca analiz edilmiştir. Elde edilen güçlü deliller ışığında, düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla cinayete iştirak ettikleri belirlenen 4 şüpheli gözaltına alınmıştır” ifadelerini kullandı.

2026.5.28 Cezaevine Götürülen Yemekten Uyuşturucu Çıktı
Bayram ziyareti maksadı ile cezaevinde hükümlü tutuklu olarak bulunan oğlu Ahmet Sadi Akgönül’ü ziyarete giden baba zanlı Emre Akgönül’ün getirmiş olduğu yemek kapları içerisinden yapılan aramada uyuşturucu madde bulunması üzerine “Kanunsuz Uyuşturucu Madde (Sentetik Cannabinoid) Alma ve Tasarruf” suçundan tutuklanarak mahkeme huzuruna çıkarıldı.
Bayram ziyareti maksadı ile cezaevinde hükümlü tutuklu olarak bulunan oğlu Ahmet Sadi Akgönül’ü ziyarete giden baba zanlı Emre Akgönül’ün getirmiş olduğu yemek kapları içerisinden yapılan aramada uyuşturucu madde bulunması üzerine “Kanunsuz Uyuşturucu Madde (Sentetik Cannabinoid) Alma ve Tasarruf” suçundan tutuklanarak mahkeme huzuruna çıkarıldı.
Yemek Kaplarında Sarma Sigara Bulundu
Mahkemede mesele ile ilgili olarak şahadet veren polis memuru Ozan Özder olayla ilgili bulguları aktardı. Ozan Özder, 27 Mayıs 2026 tarihinde saat 13:30 raddelerinde, Lefkoşa’da Yeni Merkezi Cezaevi’nde Ağır Yaralama suçundan hükümlü tutuklu olarak bulunan oğlu Ahmet Sadi Akgönül’e ziyarete gelen zanlı Emre Akgönül’ün getirmiş olduğu yemek kapları içerisinde gizlenmiş bir adet içerisinde henüz miktarı tespit edilemeyen tütünle karışık uyuşturucu madde içerdiğine inanılan sarma sigara bulunarak emare alındığını söyledi.
Polis: Emare Analize Gönderilecek
Polis olayın bilgilerine gelmesi üzerine zanlının cezaevinden teslim alınarak şubeye celp edildiğini söyledi. Polis zanlının akabinde gönüllü ifade verdiğini vermiş olduğu ifadenin teyit ve tekzip edilmesi gerektiğini, alınan emarenin analize gönderileceğini ayrıca konu maddeyi almış olduğu kişinin arandığını belirterek ilk etapta soruşturma maksatlı 3 gün poliste tutuklu kalmasını talep etti.
Mahkemeden 3 Gün Tutukluluk Emri
Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Y. Bilgeç zanlının soruşturma maksatlı 3 gün tutuklu kalmasına emir verdi.

2026.5.14 Gözaltında işkenceye uğrayan yurttaşların davasının ikinci duruşmasında mahkeme tutumunu değiştirmedi: Mahkeme ‘işkenceyi’ kabul etmiyor!
Bursa’da cezaevi kaçağı arkadaşlarını teslim etmemek için polise direnen grup gözaltı sonrası işkence gördükleri yönünde suç duyurusunda bulundu. Ancak dava yaralama, tehdit ve hakaret yönünden açıldı. Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu’nun da takip ettiği 2. duruşmada hakim “görevsizlik kararı verilerek, işkence suçu kapsamında dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talebi”ni reddetti. Davacıların avukatı “Polisler görevlerine hâlâ devam ediyor. İşkence bir insanlık suçu olup, bu suçu işleyen kolluk görevlilerin herhangi bir ceza almadan işlerine devam etmeleri de kabul edilemez” dedi.
Bursa’da polis ekipleri, 4 Aralık 2024’te cezaevi kaçağı Alperen U.’nun Zafer Y.’ye ait dükkânda olduğuna yönelik ihbar üzerine adrese gitti. Sivil polisler dükkânda arama yaparken orada Zafer Y. ile birlikte Ahmet S., Samet S. ve Gökhan K. de bulunuyordu. Çıkan tartışma sonucunda polisler dörtlüyü ters kelepçeyle gözaltına alarak Bursa İlçe Emniyet Amirliği’ne götürdü.
Dörtlü, bir gün Emniyet’te kaldıktan sonra adliyede ifadeleri bile alınmadan adli kontrol koşuluyla serbest bırakıldı. Zafer Y., Ahmet S., Samet S. ve Gökhan K. serbest bırakılmalarının ardından Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’nde suç duyurusunda bulunup elleri arkadan ters kelepçeli olarak yüzüstü yere yatırılıp yüzlerine tekme ve yumruk atıldığını, sabaha kadar işkence gördüklerini öne sürdü. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, 24 Haziran 2025’te iddianameyi hazırladı.
İDDİANAMEDE İŞKENCE TESPİTLERİNE YER VERİLDİ
İddianame kapsamında işkence iddiasıyla suç duyurusunda bulunan 4 kişi hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırmaları istenirken; Mehmet T., Egemen K. ve Ömer T. adlı polis memurları hakkında ise yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından cezalandırılmaları istendi. İddianamede yargılamaya konu olay; davacı tarafının aranan kişiyi korumak için polise karşı koyduğu şeklinde anlatıldı. Bunun yanı sıra iddianamede; şu tespitlere yer verildi:
“Haklarında adli işlem yapılmak amacıyla müşteki şüpheliler Yıldırm Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği’ne götürüldükleri, müşteki şüphelilerin elleri kelepçeli etkisiz hale getirilmiş olmalarına rağmen polis memuru müşteki şüpheliler Mehmet T. ve Egemen K. tarafından 4-5 kez tekme ve yumruk atılmak suretiyle tekrar darp edildikleri, ‘Ananızı s…, bir daha buraya düşerseniz sizi daha fazla s…, bu size bir anı olarak kalsın’ şeklinde hakaret edildiği, müşteki şüphelilerin tamamının olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları…”
MAHKEME POLİSLERİN TUTUKLANMASINI REDDETTİ
Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. duruşması önceki gün gerçekleşti. Dava, davacılar lehine Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu tarafından da takip edildi. Mahkeme, sanık polislerin eylemlerinin işkence suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi ve sanık polislerin tutuklanmalarına yönelik davacı tarafın istemlerini reddederek, duruşmayı 15 Ekim 2026’ye erteledi.
‘POLİSLER GÖREVLERİNE HÂLÂ DEVAM EDİYOR’
Konuya ilişkin açıklama yapan Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Kemal Özgür Yetkin; “Müvekkilleri tanınmaz hale getiren kolluk görevlilerinin isimleri belli olmasına ve teşhis edilmelerine rağmen haklarında dava 1 yıl sonra açılmıştır. Yine bu polislerin eylemlerinin işkence ve kötü muamele suçları kapsamında olduğu açık olmasına rağmen dava yaralama, tehdit, hakaret suçlarından açılmıştır. İşkence gören müvekkiller ise polise mukavemet ettikleri iddiası ile yargılanıyorlar. Görevsizlik kararı verilerek davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesini taleplerimiz mahkeme tarafından kabul edilmemiştir. İdarî yönden de bu polisler hakkında herhangi işlem yapılmamış olup bu şahıslar halen görevlerine devam etmektedirler. İşkence bir insanlık suçu olup, bu suçu işleyen kolluk görevlilerin herhangi bir ceza almadan işlerine devam etmeleri de kabul edilemez” dedi.

x1200

2026.4.15 Kahramanmaraş’tan bir öğretmen neler yaşandığını anlattı: Koşun yetişin, çocuklarımız öldürülüyor; burası kıyamet alanı…
Kahramanmaraş’taki okul saldırısının hemen ardından okula giden bir öğretmen yaşadıklarını anlattı. Şanlıurfa’daki olayı protesto ettikten hemen sonra “Koşun yetişin, çocuklarımız öldürülüyor” çağrısıyla okula gittiklerini anlatan öğretmen, saldırganın sınıfları duraksayarak taradığını anlattı ve geride “kıyamet alanı” kaldığını söyledi.
Kahramanmaraş’ta öğretmenlik yapan Eğitim-İş üyesi bir öğretmen, olayın hemen ardından gittiği okulda yaşananlara dair soL’a konuştu.
Şanlıurfa’daki lisede yaşanan saldırı dolayısıyla bugün Eğitim-İş olarak eylemde olduklarını belirten öğretmen, eylem sonrası okuldan bir öğretmenin kendilerini aradığını ve saldırıyı haber verdiğini ifade ederken, yaşananları şöyle aktardı:
“Sendikamızla eylemi yaptık. Tam toplandık, araca bineceğiz, üyemiz, bir öğretmenimiz aradı. ‘Koşun yetişin. Çocuklarımız öldürülüyor. Kurtaramıyorum’ dedi. Biz gittik. İnanılmaz sayıda ambulans geldi. Saldırganın iki sınıfı taradığını, durup dinlenip saldırdığını, rahat bir şekilde şarjör çıkarıp takıp taramaya devam ettiğini biliyoruz.”
Meslektaşlarının çok üzgün olduğunu anlatan öğretmen, “Çocukları kurtaramadım diye dizlerini dövüyorlar. Burası kıyamet alanı yani” dedi.
Şanlıurfa’daki eylemi protesto ederken bu olayı yaşadıklarını belirten öğretmen, “Bugün bizim eylemimiz şuydu; biz okula güvenlik istiyoruz. Bir çocuk nasıl elini kolunu sallayıp öyle bir silahla birden fazla silahla o okula gidebiliyor? Biz tam da bugün bunun eylemini yaptık biliyor musunuz? Bağıra çağıra…” dedi.

2026.4.15 Alevi kurumlarından Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki silahlı saldırılara tepki: Okullardaki şiddet, sistemin ve ‘kindar nesil’ projesinin eseri
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda peş peşe yaşanan silahlı saldırıların ardından altı Alevi çatı örgütü ortak bir açıklama yayımladı. Yaşanan şiddet olaylarının münferit asayiş vakaları olmadığı, toplumsal bir “imdat çığlığı” olduğu vurgulanan açıklamada, “Sistem çürüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Okullardaki şiddet sistemin eseri” denildi. İktidara acil çağrıda bulunulan metinde, bireysel silahlanmaya karşı sert önlemler alınması ve laik, bilimsel eğitim modeline geçilmesi talep edildi.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) imzasıyla yayımlanan bildiride, okullardan yükselen şiddetin sistemsel boyutlarına dikkat çekildi.
“Dindar ve kindar nesil projesinin geldiği aşama”
Öğrencilerin silaha bu denli kolay ulaşabilmesinin ardında, şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kutsayan, dizilerde ve sosyal medyada zorbalığı güçle özdeşleştiren kültürel iklimin yattığı savunulan açıklamada, mevcut eğitim sistemine yönelik şu eleştiriler yöneltildi:
“Eğitim sistemimiz, çocukları sadece sınav maratonuna koşan birer yarışçı olarak görürken; onların ruhsal gelişimlerini, empati yeteneklerini ve sorun çözme becerilerini ihmal etmiştir. Yaratılmak istenen ‘dindar ve kindar nesil’ ile, bilimden uzaklaşan ve her geçen gün dinselleştirilen eğitim modelinin geldiği aşamadayız.”
Açıklamada ayrıca, hak arayan sendikacıların, doğasına sahip çıkan köylülerin, demokratik mücadele yürüten öğrencilerin, seçilmiş siyasetçilerin ve gazetecilerin tutuklandığı bir dönemde, çocukların ellerine ölüm makinelerinin tutuşturulmasının “içinde bulunulan dönemin yansıması” olduğu ifade edildi.
Siyasi iktidara 3 maddelik acil çağrı
Okulların sadece metal dedektörler ve yüksek duvarlarla korunamayacağı, asıl sorunun çocukların o silaha ulaşım kolaylığı olduğu vurgulanan ortak açıklamada, sokaklardan sonra okulların da birer “bataklığa” dönüştüğü uyarısı yapılarak siyasi iktidara şu çağrılarda bulunuldu:
Bireysel silahlanmaya son: Bireysel silahlanmaya karşı en sert yasalar derhal hayata geçirilmelidir.
Eğitimde etik vurgusu: Eğitim sistemi; rekabet üzerine değil, etik değerler, öfke kontrolü ve insani iletişim üzerine yeniden inşa edilmelidir.
Bilimsel ve laik eğitim: Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir.
Ortak bildiri, “Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız” ifadeleriyle sona ererek, eğitim emekçilerine ve öğrencilere geçmiş olsun dilekleri iletildi ve yurttaşlar her türlü şiddete karşı birlikte mücadele etmeye davet edildi.

2026.4.15 Okul saldırıları ile ilgili 591 sosyal medya hesabı hakkında işlem başlatıldı
Son dakika haberi… Emniyet Genel Müdürlüğü, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılarla ilgili dezenformasyon ürettiği saptanan 591 sosyal medya hesabı hakkında işlem başlatıldığını bildirdi.
Emniyet Genel Müdürlüğü; salı günü Şanlıurfa’da, çarşamba günü ise Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarıyla ilgili dezenformasyon ürettiği tespit edilen 591 sosyal medya hesabı hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı.
Yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızca Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan elim hadiselere ilişkin toplam 591 sosyal medya hesabı hakkında; kamu düzenini olumsuz etkileyen, suçu ve suçluyu övücü nitelik taşıyan, olayları çarpıtan, kasıtlı biçimde dezenformasyon üreten ve toplumda kin ve düşmanlık duygularını körüklemeye yönelik paylaşımlar tespit edilmiştir.
Tespit edilen söz konusu hesap ve içeriklere ilişkin gerekli işlemler başlatılmış; içerikleri üreten, yayan ve yayılmasına aracılık eden şahıslar hakkında adli süreçler gecikmeksizin yürütülmektedir.
Bu tür provokatif paylaşımlarda bulunanlar hakkında gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir.”

2026.4.15 Kahramanmaraş’ta Okulda Silahlı Dehşet: 1 Öğretmen ve 3 Öğrenci Hayatını Kaybetti
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu, 15 Nisan 2026 sabahı kan donduran bir saldırıya sahne oldu. 8. sınıf öğrencisi bir çocuk, babasına ait silahla dehşet saçtı. Olayda 4 kişi yaşamını yitirirken, 20 kişi yaralandı.
Türkiye, Kahramanmaraş’tan gelen acı haberle sarsıldı. Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda sabah saatlerinde gerçekleştirilen silahlı saldırı, eğitim camiasını yasa boğdu. Henüz 14 yaşında olan bir ortaokul öğrencisinin gerçekleştirdiği saldırıda taşlar yerinden oynadı.
KATLİAMIN DETAYLARI: 5. SINIF ÖĞRENCİLERİNİ HEDEF ALDI
Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer’in olay yerinde yaptığı açıklamalara göre, saldırgan okulun kendi öğrencisi olan 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli. Mersinli, okul binasına girdikten sonra 5. sınıf öğrencilerinin ders işlediği iki ayrı sınıfa girerek kurşun yağdırdı.
Saldırı sonucunda:
1 öğretmen ve 3 öğrenci hayatını kaybetti.
20 kişi yaralandı (Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu ve ameliyata alındığı bildirildi).
Saldırgan, olayın yarattığı karmaşa sırasında kendi silahıyla yaşamına son verdi.
SİLAHIN KAYNAĞI: ESKİ EMNİYETÇİ BABA GÖZALTINDA
Olayın ardından başlatılan incelemelerde, 8. sınıf öğrencisi saldırganın babasının eski bir emniyet mensubu olduğu belirlendi. İsa Aras Mersinli’nin saldırıda kullandığı silahın babasına ait olduğu tahmin ediliyor. Bu kapsamda saldırganın babası Uğur Mersinli, “ihmal ve silahın muhafazası” süreçlerinin incelenmesi amacıyla derhal gözaltına alındı.
DEVLET ZİRVESİ KAHRAMANMARAŞ’A ÇIKARMA YAPIYOR
Tragedyanın ardından Ankara teyakkuza geçti. Olayı tüm boyutlarıyla incelemek ve kederli ailelerin yanında olmak amacıyla üç bakan bölgeye hareket etti:
İçişleri Bakanı: Mustafa Çiftçi
Milli Eğitim Bakanı: Yusuf Tekin
Sağlık Bakanı: Kemal Memişoğlu
Bakanların bölgede incelemelerde bulunacağı ve yaralıları ziyaret edeceği bildirildi. Ayrıca İçişleri Bakanlığı, olayın ihmal boyutunu araştırmak üzere 4 mülkiye başmüfettişi ve 4 polis başmüfettişi görevlendirdi.
GENİŞ ÇAPLI SORUŞTURMA VE YAYIN YASAĞI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, saldırıya ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü bir soruşturma yürütüldüğünü açıkladı. Soruşturmanın hızlı ve etkili ilerlemesi için 3 Başsavcı Vekili ve 4 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.
RTÜK Kararı: Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturmanın selameti, çocukların psikolojik güvenliği ve kamu düzeni açısından olayla ilgili yayın yasağı kararı getirdi.
Siber Takip: Vali Ünlüer, sosyal medyada yayılan “başka okullarda da saldırı var” şeklindeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu, saldırının sadece bu okula özgü münferit bir olay olduğunu vurguladı.
TAZİYE MESAJLARI: “MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: “İçimiz kan ağlıyor. Masum ufacık çocuklar vefat etti. Bu ağır bir sınavdır, katilin motivasyonu tüm gerçekliğiyle ortaya çıkarılacaktır.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: “Hayatını kaybeden öğretmenimiz ve yavrularımıza Allah’tan rahmet diliyorum. İlgili tüm kurumlarımız koordinasyon içinde incelemelerini sürdürüyor.”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: “Psikososyal destek ekiplerimizle hastanede tedavisi devam eden evlatlarımızın ve ailelerimizin yanındayız.”
Kahramanmaraş’taki bu elim hadiseyle ilgili yeni bilgilere ulaşıldıkça resmi makamlar tarafından açıklamalar yapılmaya devam edilecektir.
Son dakika: Okul Saldırısında Can Kaybı Yükseldi
Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bölgeye gitti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, saldırıda 9 kişinin hayatını kaybettiğini, 6’sı ağır 13 kişinin ise yaralandığı açıkladı. Hayatını kaybedenlerden 8’inin öğrenci, 1’inin öğretmen olduğu belirtildi.

2026.4.15 Boşanma aşamasındaki eşine vurduğu kaldırım taşı ‘silah’ sayıldı
Gaziantep’te boşanma aşamasındaki eşi Nazlı Yavuz’u kaldırım taşıyla ağır yaralayan Feyzullah Yavuz’un dosyası ağır ceza mahkemesine gönderildi. Savcı, taşı “silah” kabul ederek sanığın “eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanmasını talep etti.
Olay, 27 Ocak’ta Zeytinli Mahallesi’nde meydana geldi. 9 yıllık evli olan 3 çocuk annesi Nazlı Yavuz, şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşi Feyzullah Yavuz’dan boşanmak için mahkemeye başvuru yaptı. Feyzullah Yavuz, kararından vazgeçmesi için daha önce de şiddet uyguladığı eşini adliyeye götürmek istedi. Bu sırada çift arasında tartışma çıktı; Feyzullah Yavuz, kaldırım taşıyla eşine vurdu. Feyzullah Yavuz gözaltına alınırken, Nazlı Yavuz Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı.
DAVA AÇILDI
Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Yavuz’un kafatasında ve burnunda kırık tespit edildi. Nazlı Yavuz hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, Feyzullah Yavuz 29 Ocak’ta tutuklandı. Davanın ikinci duruşması, 8 Nisan’da Gaziantep 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, toplanan somut deliller kapsamında Feyzullah Yavuz’un ‘eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan davanın görevsizlik kararıyla birlikte üst dereceli ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Savcı, mütalaasında ayrıca ‘Şüphelinin önce mağduru tekme atarak daha sonra yerden silah sayılabilecek olan taşı alarak yüzüne birden fazla vurarak darp ettiği, müşteki hakkında alınan kati hekim raporunda yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu’ ifadelerine yer verdi.
‘KENDİSİNE KALDIRIM TAŞI İLE VURMADIM’
Tutuklu sanık Feyzullah Yavuz, savunmasında olay sırasında eşine vurmadığını ve düşme sonucu yerdeki taşlara çarptığını söyledi. Sanık Yavuz, ‘Gelen belgelerde aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, bir anlık tartışma yaşadık, eşimle itişip kalkıştık. Ben kendisini arabaya bindirmek istedim ancak kendisi düşerek yüzünü çarptı. Ben yuvamı kurtarmak istiyorum, kendisiyle barışmak istiyorum, kendisinden özür diliyorum. Ben arabadan indikten sonraki kısmı hatırlıyorum, sadece kendisinin yüzünden kan geldikten sonraki kısmı hatırlamıyorum. Kendisi düşünce yüzünü yerde, boş arazideki taşlara çarpmıştır; kaldırıma çarpmamıştır. Ben kendisine kaldırım taşıyla vurmadım. Mütalaayı kabul etmiyorum, ben kasten bir suç işlemedim. Olay bir anda gelişti, hatta ben kendisini hastaneye götürmek için geri döndüm ancak kendisi gitmişti. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim’ dedi.
AVUKATTAAN ‘RAPORLAR ÇELİŞKİLİ’ İDDİASI
Feyzullah Yavuz’un avukatı, alınması muhtemel cezanın miktarının belli olduğunu ve müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede alabileceği cezanın infazını tamamladığını belirtti. Aynı zamanda Nazlı Yavuz hakkında aldırılan iki rapor arasında çelişki olduğunu, kırık derecelerinin farklılık gösterdiğini belirterek, kati raporun aldırılmasına daha 4 ay olduğunu söyledi. Sanık avukatı ayrıca Nazlı Yavuz’da oluşan kırığın sebebinin incelenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi.
DOSYA AĞIR CEZA MAHKESİMESİNE GÖNDERİLDİ
Beyanların ardından mahkeme de sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, mevcut deliller doğrultusunda eylemin ‘eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğuna hükmedip, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi.
‘EMSAL TEŞKİL EDECEK BİR KARAR’
Duruşma sonrası konuşan Avukat Emine Çavuş, ‘Kamuoyu vicdanını yaralayan, eşi tarafından yüzünün taşla ezilmesi olayında Nazlı Yavuz dosyasında müvekkilimiz eşinden boşanmak istediğinden dolayı şikayetini geri çekmesi için zorbalanmış, bunu kabul etmediği için araçtan kaçmış; kovalamaca neticesinde eşi, Nazlı Hanım’ı yakalayarak kendisinin yüzünü taşla ezmiştir. İlk yargılamada asliye ceza mahkemesi, bu olayın eşine karşı kasten yaralama suçundan iddianame hazırlamışsa da yaptığımız savunmalar neticesinde kaldırım taşının silah sayıldığı, kişinin öldürme kastını barındırması hususlar değerlendirilerek, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Verilen bu kararın yerinde olduğunu düşünüyoruz. Şiddet vakalarında emsal teşkil edecek bir karar olduğunu düşünüyoruz. Müvekkilimizin şu aşamada takibi yapılmaktadır. Yüzünde, burnunda karıklar vardır. 6 aylık bekleme süresinin ardından kati raporu alınacak ve karar çıkacaktır. Müvekkilimizin yüzünde şekil kayıpları yaşandı’ dedi.

2026.4.15 Gülistan Doku’nun ablası konuştu: ”Cinayeti Altaş ailesinden öğrendim”
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 13 şüphelinin sorgusu sürerken, abla Aygül Doku olayla ilgili açıklamalarda bulundu.
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetini belirlemek amacıyla yürütülen soruşturma, cinayet şüphesiyle yedi farklı ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla genişletildi. Operasyonlar kapsamında 13 şüpheli gözaltına alındı.
Şüphelilerin Tunceli’deki sorgu işlemleri devam ederken, Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, kardeşinin cinayete kurban gittiğine ve soruşturmadaki delillerin rüşvet karşılığında karartıldığına dair belgeli bilgilere ulaştıklarını bildirdi.
“DAHA OTURMADAN BAŞ SAĞLIĞI DİLEDİLER”
Umut Altaş’ın arkasında bıraktığı bir notta Gülistan Doku’nun faili olarak Mustafa Türkay Sonel’in adının geçtiğini aktaran Aygül Doku, bu gelişme üzerine aileyi araştırmaya başladıklarını dile getirdi. Ailenin anne ve babasının Nurşen ve Celal Altaş olduğunu öğrenmelerinin ardından yüz yüze görüşmeye gittiklerini belirten Doku, yaşadıkları şüpheleri şu sözlerle anlattı:
“O nottan sonra biz ‘Altaş ailesi niye bunu söylüyor’ dedik. Umut Altaş bizi arıyor, biz aileyi araştırıyoruz. Annesi Nurşen Altaş ile babası Celal Altaş’mış. Aileyle görüşmeye gittik. Biz daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Orada kuşkulandık. Bugüne kadar kimse Adalet Bakanı, savcı bile bize böyle bir şey söylemedi. Bunlar bir şey biliyor dedik. ‘Siz bize neden başınız sağ olsun diyorsunuz? Bir şey mi biliyorsunuz’ dedik. Ses kayıtları var. Belgesiz hiçbir bilgi paylaşmam”
“OĞLUMUZUN BAŞINI YAKTI”
Görüşme sırasında Altaş ailesinin kendilerine “Biz oğlumuzu çok uyardık” dediğini aktaran Aygül Doku, konuşmanın detaylarını şöyle aktardı:
“Çocuk (Mustafa Türkay Sonel) tekin biri değildir, bununla uğraşma. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu. Benim çocuğumun başını yaktı’ dedi. ‘Başını yaktı’ deyince biz de ‘Siz niye oğlunuz için başını yaktı diyorsunuz’ dedik. Sonra araştırınca oğlu Amerika’ya kaçmış. ‘Amerika’ya kaçtığına göre sizin oğlunuz Gülistan’ı öldürdü’ dedik. ‘Hayır kesinlikle, alın Umut’un telefonu. Bizim oğlumuz Gülistan’ı öldürmedi’ dedi. Umut’un telefonunu bize verdiler. Ben Umut’la bizzat görüştüm. Bunları ilk defa açıklıyorum. Çünkü artık bu dosya çok kritik bir aşamada.”
Kardeşinin Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğü bilgisini Altaş ailesinden edindiğini tekrarlayan Doku, “Şu anda Altaşlar gözaltında, Umut da Amerika’ya kaçmış” dedi.
“GÜLİSTAN O GÜN ÖLMEDİ” DİYEN İHRAÇ POLİS GÖZALTINDA
Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan isimlerden biri olan ihraç polis memuru Gökhan Ertok hakkında da konuşan Aygül Doku, delillerin karartılmasına yönelik somut iddialarda bulundu. Ertok’un aylar önce kendilerine ulaştığını belirten Doku, polis tutanaklarıyla çelişen itirafı şu ifadelerle açıkladı:
“Gökhan şu an gözaltında. Gülistan’ın bütün bilgilerini sildi. Dosyada gizlilik kararı vardı diye size söylemiyorduk. 6-7 ay önce Gökhan bize ulaştı. Elimizde belgeleri var. Ben hangisine üzüleyim? Gökhan bize kardeşimin ‘delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım’ dedi. Gülistan’ın delillerini silmenin fiyatı 10 bin dolar. ‘10 bin dolarla Gülistan’ın kayıtlarını sildirdiler’ dedi. Gökhan bize ‘Gülistan o gün öldürülmedi. Gülistan’ın o gün görüntüsü bende var. O kaydı bizzat ben sildim’ dedi. Yani emniyet 5 Ocak’ta tutanak tutmuştu ya ‘5 Ocak saat 11.00’de köprüden atladı’ diye. Gülistan Gökhan’ın deyişiyle saat 7’ye kadar zaten yaşıyormuş. ‘O görüntüyü de bizzat ben sildim’ dedi”

2026.4.14 Kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında 12 şüpheli gözaltına alındı
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin süren soruşturmada 12 şüpheli gözaltına alındı
Adalet Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, 2020’den itibaren devam etmekte olan Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verildi.
Dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal A’nın da aralarında olduğu Engin Y, Cemile Y, Uğurcan A, Erdoğan E, Gökhan E, Savaş G, Süleyman Ö, Celal A, Nurşen A. ve Şükrü E. olmak üzere 12 şüpheli gözaltına alındı.
Olay
Tunceli’de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

2026.4.13 Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması: 8 tutuklama, 11 adli kontrol!
İstanbul’da uyuşturucu soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 11’i tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Emniyet ve Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 19 şüpheliden 8’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak”, “fuhşa teşvik veya aracılık etmek” ve “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak” suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 19 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ve sağlık kontrolünün ardından İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Şüphelilerden Ali Yaşar Koz, Elif Karaarslan, Mustafa Eyüp Çelik, Mehmet Can Çelik, Cansel Ayanoğlu, Büşranur Çakır, Deniz Metin Yüksel ve Leha Ahsen Alkan çıkarıldıkları Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gözaltına alınanlar arasında; Samet Demirok, Özlem Parlu, Oğuz Sarıpınar, Elif Karaarslan, Ali Yaşar Koz, Cansel Ayanoğlu, Aleyna Bozok, Büşranur Çakır, Özgür Gökçe, Fikret Aydoğdu, Lena Ahsen Alkan, İrem Şişman, Mustafa Eyüp Çelik, Mustafa Aksakallı, Cem Mirap, Gizem Melisa Alagöz ve Deniz Metin Yüksel gibi isimler bulunuyor.
11 TUTUKLAMA, 8 ADLİ KONTROL
Savcılıkta ifade verenlerden 11’i tutuklama, 8’i adli kontrol istemiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.
Sevk edilen isimlerin hakimlikteki işlemlerine birazdan başlanacak.
NE OLMUŞTU?
İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, 24 kişinin yakalanmasına yönelik dün düzenlenen operasyonlarda 17 kişi gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli daha polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. Böylece soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 19’a yükselmişti.
Soruşturma kapsamında Beşiktaş’ın Bebek, Kuruçeşme ve Etiler semtlerindeki restoran ve eğlence mekanı olarak faaliyet gösteren bazı yerlerde arama yapılmıştı.
2026.4.12 Kolundaki bilezikler için 85 yaşındaki komşusuna saldırdı
Kahramanmaraş’ta bir adam, evine gittiği komşusu Elife Akkök’ün boğazına bıçak dayayıp kolundaki bilezikleri gasbetti
Kahramanmaraş’ta Ahmet Gözükara (42), evine gittiği komşusu Elife Akkök’ün (85) boğazına bıçağı dayayıp kolundaki bileziği gasbetti. Olay sırasında kendisine direnen Akkök’ü 2 elinden yaralayan Gözükara tutuklanırken, Elife Akkök şüphelinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Olay, önceki gün merkez Onikişubat ilçesinin Dumlupınar Mahallesi’nde meydana geldi. Elife Akkök, evde yalnız olduğu sırada kapı çaldı. Akkök, kapıdaki kişinin komşusu Ahmet Gözükara olduğunu gördü. Gözükara’nın annesinin kendisine paket gönderdiğini söylemesi üzerine Elife Akkök kapıyı açtı. Eve hızla giren Gözükara, Elife Akkök’ü mutfağa sürükledi. Gözükara daha sonra Elife Akkök’ün boğazına bıçağı dayayıp altınlarını istedi. Bu sırada yaşanan boğuşmada Elife Akkök’ün iki eli de çeşitli yerlerinden bıçakla yaralandı. Gözükara yaşlı kadının kolundaki bileziği gasbederek kaçtı. Akkök’ün dışarı çıkıp komşularından yardım istemesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Ambulansla hastaneye götürülen Elife Akkök’ün ellerine dikiş atılıp taburcu edilirken, polis de Ahmet Gözükara’yı yakalamak için çalışma başlattı. Polisin her yerde aradığı Gözükara, Türkoğlu ilçesine giderek 37 gram ağırlığındaki bileziği kuyumcuda bozdurdu. Polis yaptığı çalışmada Adana’ya gideceği bilgisine ulaşan Ahmet Gözükara’yı yakalayıp gözaltına aldı. Sorgusunda suçunu itiraf ederek kullandığı maddenin etkisiyle olayı gerçekleştirdiğini söyleyen Gözükara, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine konuldu. Polis, kuyumcudan bileziği alarak Elife Akkök’e teslim etti.
BİLEZİKLER YÜZÜNDEN ÖLÜYORDU
Yaşadığı dehşeti anlatan Elife Akkök, Ahmet Gözükara’nın gasbettiği bileziği kefen parası olarak biriktirdiğini ve o bilezikten dolayı az kalsın canından olacağını söyledi. Akkök, “Kapıyı açınca benim üstüme çöktü, yıktı beni. Ağzımı kapattı. ‘Beni öldürme’ dedim. Bıçağı boğazıma dayayınca bıçaktan korktum, ne yapacağımı şaşırdım. Bıçağı tutup çekince bıçak elime oturdu. Ellerimden akan kanı görünce bileziğimi alıp kaçtı. Daha sonra kalkıp dışarı çıkıp ‘Komşular beni öldürüyorlar. Boğazladılar beni’ dedim. Bunu cezaevinden çıkarmasınlar, en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Bileziği ‘kefen parası’ diyerek biriktirdim. Beni bu bilezik için öldürecekti” diye konuştu.
2026.4.11 Beşiktaş’taki saldırı soruşturmasında 9 tutuklama
İstanbul Beşiktaş’ta İsrail Konsolosluğu’nun bulunduğu plaza önünde gerçekleşen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Gözaltına alınan 17 şüpheliden adliyeye sevk edilen 12 kişiden 9’u tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul Beşiktaş’ta İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu binanın önünde çıkan çatışmada 1 şüpheli öldürüldü, 2 şüpheli yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Çatışmada 2 polis memurunun da hafif şekilde yaralandığı bildirildi. Saldırıya ilişkin yürütülen çalışmalarda 4 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 17’ye yükseldi. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 9’u tutuklanırken, 3’ü serbest kaldı.
İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu plazanın önünde 7 Nisan’da polis noktasına düzenlenen silahlı saldırı ve sonrasında çıkan çatışmada 2 polis memuru hafif şekilde yaralanırken, 1 şüpheli öldürüldü, 2 saldırgan ise yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Yaralı 2 şüphelinin tedavileri hastanede sürüyor. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda, olay günü ve devamında toplam 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’inin İzmit’te, 1’inin Konya’da, 1’inin ise Kocaeli’nde yakalandığı öğrenildi. Çalışmaların devamında 3’ü Kocaeli’nde olmak üzere 5 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltındaki şüpheli sayısı 17’ye yükseldi. Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
9 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 9’u tutuklanırken, 3’ü serbest kaldı. 3 şüphelinin emniyette işlemleri devam ederken 2 şüphelinin ise hastanede tedavisi devam ediyor.
2026.3.28 Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevi iddialarına Başsavcılıktan dikkat çeken yanıt
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu’nun cezaevindeki koşullarıyla ilgili sosyal medyada yer alan iddialara Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklık getirdi.
Başsavcılık açıklamasında, Kalaycıoğlu’nun Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunduğu ünitede toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda olduğu ve ünitede toplam 63 kişinin kaldığı belirtildi. Tutuklunun kaldığı odada yalnızca 4 kişi bulunduğu vurgulandı. Ünitenin havalandırma alanının 162,1 metrekare olduğu ifade edildi.
Kurumdaki tüm tutuklu ve hükümlülere yatak, nevresim, battaniye ve hijyen seti gibi ihtiyaçların eksiksiz sağlandığı, yatağı olmayan tutuklu bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca, Kalaycıoğlu’nun kaldığı ünitede kavga yaşandığına dair herhangi bir tutanak veya şikâyetin bulunmadığı bildirildi.
Psikolog görüşmelerinde Kalaycıoğlu’nun olumlu tutum sergilediği ve herhangi bir şikâyet dile getirmediği rapor edildi. Sosyal medyada paylaşılan iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
2026.3.27 İntihar eden fenomen Kübra Karaaslan’ın imam babasından acı itiraf
Osmangazi Köprüsü’nden atlayarak yaşamına son veren sosyal medya fenomeni Kübra Karaaslan’ın babası Osman Şevket Karaaslan, kızının ölümünün ardından ilk kez konuştu ve duygularını paylaştı.
Kocaeli ile Yalova’yı birbirine bağlayan Osmangazi Köprüsü’nde yaşanan olayda, genç sosyal medya fenomeni Kübra Karaaslan korkulukları aşarak köprüden atladı. Çevredeki vatandaşların ikna çabaları sonuç vermedi ve Karaaslan, metrelerce yükseklikten boşluğa düştü. Olay anı cep telefonu kamerasına yansırken, görüntüler sosyal medyada da paylaşıldı.
“SÖZÜMÜ DİNLEMEDİ, KADERİ BÖYLEYMİŞ”
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, Kübra Karaaslan’ın babası ve Ümraniye Hazreti Yusuf Camii imamı Osman Şevket Karaaslan, kızının TikTok’ta canlı yayın açıp erkeklerin karşısında dans etmesini yanlış bulduğunu ve defalarca uyarıda bulunduğunu açıkladı. Babası, “Kızımın TikTok’ta canlı yayın açıp erkeklerin karşısında dans etmesi yanlış bir davranıştı. Ona doğru yolu göstermeye çalıştım, ancak sözümü dinlemedi. Kader böyleymiş” dedi.
CENAZESİ İSTANBUL’DA DEFNEDİLDİ
Olay sonrası otopsi işlemleri tamamlanan Karaaslan’ın cenazesi İstanbul’a getirildi. Ümraniye’deki Hazreti Yusuf Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından, genç fenomen Başakşehir Kayabaşı Mezarlığı’na defnedildi. Kübra Karaaslan’ın ani ölümü, sosyal medya camiası ve sevenleri arasında derin bir üzüntü yarattı.
2026.3.26 Polisi arayıp ‘Banyodan çıktığımda yerdeydi’ dedi, boğarak öldürdüğü ortaya çıktı
İstanbul Beyoğlu’nda, birlikte yaşadığı kişiyi banyodan çıktığında yerde ölü bulduğu iddiasıyla polisi arayan kadın, otopside maktulün boğularak öldürdüğünün ortaya çıkması üzerine cinayeti itiraf etti.
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 24 Mart’ta Kulaksız Mahallesi’nde evde ölü bulunan ve hakkında “şüpheli ölüm” raporu tutulan F.D’nin (59) ölümüne ilişkin çalışma yaptı. Ekipler, maktulü ölü bulduğunu iddia ederek polise ihbarda bulunan Bilge D’nin (49) ifadesine başvurdu. Bilge D, olay günü polise verdiği ifadesinde, maktulle aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu tartıştıklarını, banyodan çıktığında F.D’nin yerde ölü vaziyette yattığını iddia etti.
ADLİ TIP: BOĞULARAK ÖLDÜRÜLDÜ
Ekipler, Adli Tıp Kurumundan çıkan rapor sonucu maktulün boğularak öldürüldüğünün tespit edilmesi üzerine Bilge D’yi gözaltına aldı. Emniyetteki sorgusunda cinayet işlediğini itiraf eden şüpheli, aralarında çıkan anlaşmazlık sonucu kavga ettikleri maktulü üzerine çıkıp boğarak öldürdükten sonra polise “Banyodan çıktığımda ölü vaziyette yatıyordu” diye ihbarda bulunduğunu anlattı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
2026.3.26 ‘Yenidoğan Çetesi’ davasında duruşma 10 Temmuz’a ertelendi
Kamuoyunda ‘Yenidoğan Çetesi davası’ olarak bilinen davada yeni gelişme… Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda bugün yapılan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı’nın da aralarında …
Kamuoyunda ‘Yenidoğan Çetesi davası’ olarak bilinen davada yeni gelişme…
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda bugün yapılan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı’nın da aralarında bulunduğu tutuklu 4 sanık ile bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşma sanık avukatlarının beyanlarıyla saat 12.00’de başladı.
5 KİŞİNİN ADLİ KONTROL KARARI KALDIRILDI
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmada, sanık avukatlarının beyanlarının alınması tamamlandı.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bilirkişi raporunun dönüşünün beklenmesine ve 5 sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi.
DAVA ERTELENDİ
Adli Tıp Kurumundan gelecek raporun da dönüşünün beklenmesini kararlaştıran heyet, tutuksuz sanık Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur’un hayatını kaybetmesi üzerine bu davadan dosyasının ayrılmasına hükmetti.
Tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar veren mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 10 Temmuz’a erteledi.
Sanıklardan Cafer Akdur’un dosyasının ayrılmasıyla davadaki sanık sayısı 62’ye düştü.
2026.3.26 Son Dakika… Uyuşturucu soruşturmasında 4 tutuklama kararı
Ünlülere yönelik yürütülen “uyuşturucu” soruşturması kapsamında gözaltına alınan 14 kişi adliyeye sevk edildi. İfadelerin alınmasının ardından 5 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye gönderildi. İfadelerinin alınmasının ardından mahkemeye sevk edilen isimlerden 4’ü hakkında tutuklama kararı verildi.
Ünlülere yönelik “uyuşturucu” soruşturması kapsamında gece yarısı gözaltına alınan Fikret Orman, Burak Elmas, Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Güzide Duran ve Didem Soydan’ın da aralarında bulunduğu 14 kişinin emniyetten çıkışı yapıldı ve Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi.
Adliyeye götürülen 14 ismin de ifade işlemleri tamamlandı.
4 KİŞİ TUTUKLANDI
İfade işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen isimler hakkında karar verildi.
Koray Serenli, Mustafa Tari, Onur Talay ve Sezgin Köysüren’in tutuklanmasına karar verildi.
Fikret Orman, Burak Elmas, Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Didem Soydan ve Güzide Duran yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ferhat Aydın ve Mustafa Berhan Perinçekli hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
Tuğçe Özbudak hakkında ise yurt dışı ve ev hapsi şekilde adli kontrol kararı uygulandı.
SEVK ANLARI ORTAYA ÇIKTI
Adliyeye sevk edilen ünlülerin görüntüleri ortaya çıktı.
Ünlüler polis eşliğinde adliyeye götürüldü.
x1200

2026.3.26 Korkunç olay! Sevgilisine ateş ederken arkadaşını başından vurdu, sonra canına kıydı
Şanlıurfa’nın Doğukent Mahallesi’nde emlakçılık yapan Ali Badıllı, tartıştığı sevgilisi Mine Ö.’ye kurşun yağdırdı. O sırada arkadaşını korumak için araya giren Semra Mutlukaya ağır yaralanırken, Mutlukaya’nın öldüğünü sanan Badıllı olay yerinde intihar etti. Polis, olayın ardından kaçan Mine Ö.’yü arıyor.

2026.3.24 Soma Katliamı davasında yargılanan kamu görevlileri hakkında mahkeme ‘zaman aşımı’ kararı verdi
Soma katliamında kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesi skandal bir karara imza attı. Mahkeme, 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkındaki davayı “zaman aşımı” gerekçesiyle düşürdü.
Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti olan Soma maden katliamına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesi, skandal bir karara imza attı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29 Nisan 2025 tarihinde verdiği beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarını kaldırsa da sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan açılan kamu davalarının dava zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşmesine hükmetti.
ÖNCE KARARLARI KALDIRDI, SONRA DOSYAYI DÜŞÜRDÜ
İlke TV’den Damla Kırmızıtaş’ın haberine göre, istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin 29 Nisan 2025 tarihinde verdiği beraat kararlarını “hukuken isabetli değil” diyerek kaldırdı. Ancak bu tespit, sanıkların cezalandırılmasına yetmedi. Mahkeme, “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkındaki kamu davalarının 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmederek davaların düşmesine karar verdi.
Kararla birlikte Abdurrahman Başkaya, Ali Sağır, Ayhan Yüksel, Aysel Ertürk, Ercemal Atasoy, Hasan Yücel, Kasım Özer, Mehmet Arslantaş, Mehmet Göl, Veli Doğan, Emin Gümüş, Ersin Bulut, Ertan Gül, Gürol Alaca, Mehmet Tekelioğlu ve Mukadder Kavcar hakkındaki kamu davaları düşürüldü. Mahkeme, bu isimler için zamanaşımı süresinin 2020 ile 2023 yılları arasında dolduğunu belirtti.
AİLELERE “DOĞRUDAN ZARAR GÖRMEDİNİZ” DENİLDİ
Karardaki en tepki çeken noktalardan biri ise mağdur ailelerin başvurularına verilen yanıt oldu. İstinaf mahkemesi, evlatlarını ve eşlerini kaybeden ailelerin “suçtan doğrudan zarar görmediğini” savundu. Kamu görevlilerine yönelik suçlamanın sadece “denetim yetersizliği” olduğunu savunan mahkeme, ailelerin ve vekillerinin istinaf başvurularını “katılma hakları olmadığı” gerekçesiyle reddetti.
KARAR KESİN
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, verdiği kararın kesin olduğunu belirtti. Böylece Soma maden katliamında kamu görevlilerinin yargılandığı davaların önemli bir bölümü zamanaşımı nedeniyle kapanmış oldu.
Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen faciada 301 madenci yaşamını yitirmiş, olay Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Katliamın ardından açılan davalarda yıllardır kamu görevlilerinin sorumluluğu ve denetim mekanizmalarının işleyişi tartışma konusu oluyordu.

2026.3.19 Samsun’da 10 Yıl Hapis Cezası Kesinleşti: Sanıktan “Seneye Görüşürüz” Sözleri
Samsun’da görülen bir ceza davasında, bir şahıs hakkında verilen 10 yıllık hapis cezası kesinleşti. Yargılamanın sona ermesinin ardından sanık, mahkeme çıkışında dikkat çeken sözler sarf etti.
Samsun Adliyesi’nden Çıkan Karar
Samsun’da görülen bir ceza davasında, bir şahıs hakkında verilen 10 yıllık hapis cezası kesinleşti. Yargılamanın sona ermesinin ardından sanık, mahkeme çıkışında dikkat çeken sözler sarf etti.
Mahkeme Çıkışındaki Çarpıcı İfade
Cezası kesinleşen şahıs, adliye binasından ayrılırken “Seneye görüşürüz” dedi. Bu sözler, davayı takip edenler ve adliye personeli arasında hızla yayıldı.
Hukuki Sürecin Nihayet Bulması
Davanın tüm yargısal aşamalarının tamamlanmasıyla, 10 yıllık hapis cezası kesin hale geldi. Kararın artık temyiz veya itiraz yolu kapalı, infaz edilebilir bir duruma geldiği bildirildi.
Cezanın Kesinleşme Aşaması
Mahkeme tarafından verilen kararın üst yargı mercilerince onaylanması, cezanın infaz sürecinin önünü açtı. Bu aşamadan sonra cezanın uygulanması için resmi prosedürlerin işleyeceği kaydedildi.
İnfaz Süreci Bekleniyor
Cezası kesinleşen kişinin, ceza infaz kurumuna sevk edilmesi için gerekli adli ve idari işlemlerin başlatılacağı ifade ediliyor. Sürecin, kanunlar çerçevesinde ilerleyeceği belirtildi.
Editor Analizi: Bir Cezanın Kesinleşmesi ve Arkasındaki Söz
Bu haber, yargının işleyişindeki nihai bir kararı ve bunun insani bir tepkiyle kesiştiği anı belgeliyor. “Seneye görüşürüz” ifadesi, basit bir vedadan ziyade, kesinleşen bir cezanın psikolojik ve sosyal boyutuna işaret ediyor olabilir. Cezanın kesinleşmesi, hukuki mücadelenin sonunu temsil ederken, sanığın bu sözleri geleceğe dair ne anlam taşıyor? Bu ifade, infaz sürecinin başlangıcına dair bir kabullenme mi, yoksa farklı bir mesaj mı içeriyor? Haber, yargı kararlarının ardındaki bireysel hikayelere ve toplumda nasıl yankılandığına dair derinlemesine bir bakış açısı sunma potansiyeli taşıyor. Okuyucuyu, hukukun soğuk dilinin ötesindeki bu insani boyutu düşünmeye davet ediyor.
2026.3.17 Eskişehir merkezli 18 ildeki dev dolandırıcılık operasyonunda
Eskişehir merkezli 18 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 58 şüpheliden, aralarında 9 kadının da bulunduğu 49 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Eskişehir merkezli 18 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 58 şüpheliden, aralarında 9 kadının da bulunduğu 49 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı desteğiyle ‘yasa dışı bahis’, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ ve ‘suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması’ suçlarına yönelik Eskişehir merkezli 18 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 58 şüpheliden 49’u adliyeye sevk edildi. Eskişehir merkezli; Adana, Adıyaman, Antalya, Batman, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Sinop, Şırnak, Tekirdağ ve Yalova’da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda yakalanan zanlıların, sahte ilanlarla araç ve yedek parça satışı adı altında vatandaşları dolandırarak yaklaşık 8,7 milyar lira haksız gelir elde ettikleri, bu tutarın 1,2 milyar liralık işlem hacmini ise 8 ayrı paravan şirket üzerinden yönettikleri tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 9’u kadın toplam 49 şüpheli, sabah saatlerinde sağlık kontrollerinin ardından geniş güvenlik önlemleri eşliğinde Eskişehir Adliyesi’ne sevk edildi.
2026.3.14 Eski belediye başkanı Şükrü Sözen’in tutuklandığı soruşturmada 12 yeni tutuklama
Eski belediye başkanı Şükrü Sözen’in tutuklandığı soruşturmada 12 yeni tutuklama
Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya) – ANTALYA’nın Manavgat ilçesinde tutuklu eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen dönemine yönelik yürütülen ‘Suç örgütü kurma’, ‘Örgüt faaliyeti kapsamında zimmet irtikap rüşvet ihaleye fesat karıştırma’, ‘Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından yürütülen soruşturmanın devamı kapsamında yapılan operasyonda gözaltına alınan 40 şüpheliden 12’si tutuklandı.
Manavgat’ta ‘rüşvet’, ‘zimmet’ ve ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlarından geçen yıl eylül ayında gözaltına alınan eski Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, kardeşi Fatih Sözen ve 4 şüpheli tutuklandı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tanık ifadeleri, etkin pişmanlıktan faydalanan bir kısım şüpheli ifadeleri, MASAK raporları, Şükrü Sözen ve şüphelilerden elde edilen dijitallerden çıkan suç ihtiva eden yazışmalar, bilgi ve belge paylaşımlarından bazı iş insanlarının, turizmcilerin ruhsata, projeye aykırı yapılar için Şükrü Sözen’e, kardeşine elden veya bazı aracılar veya kurulan şirketler üzerinden rüşvet verdikleri tespit edildi.
PROJEYE AYKIRI İSKAN VERİLMİŞ
Derinleştirilen soruşturma kapsamında bir kısım ‘rüşvet’ olarak verilen taşınmazların ’emanetçi’ tabir edilen kişiler üzerinden el değiştirerek şüphelilere bedelsiz geçtiği, yine eski imar müdürünün birinci derece yakınlarına bedelsiz veya değerinin çok altında verilen daireler karşılığında bazı müteahhitlerin ruhsata, projeye aykırı taşınmazlarına iskan verildiği belirlendi.
‘KAMU ZARARINA YOL AÇTILAR’ İDDİASI
Soruşturma sürecinde alınan bilirkişi raporlarında bazı ihale işlerinin menfaat karşılığı sürekli belirli firmalara verilerek milyarlarca kamu zararına neden olunduğu, şüpheli eski belediye başkanı ve kardeşinin belediye imkanlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak bir iş insanının otel hissesini zorla el değiştirttikleri, şüphelilerin işledikleri suçlardan elde ettikleri gelirlerle belirli kişiler üzerinde birçok lüks araç ve taşınmaz, iş yeri alarak, işletmeler kurarak aklama yaptıkları da tespit edildi.
TURİZMCİLERE GÖZDAĞI
Bazı şüphelilerin, tutuklulardan bazılarının yönlendirmesi ile sadece aleyhte ifade veren otelciler hakkında, içeriden aldıkları bilgilerle sahte ihbarlar yaptırarak yüksek meblağlı cezalar yazılmasını sağladıkları, turizmcileri bu şekilde korkutmaya çalışarak gözdağı verdikleri belirlendi.
EŞ ZAMANLI BASKINLAR
Şükrü Sözen dönemine yönelik soruşturmanın devamı kapsamında; eski belediye başkan yardımcısı O.E.D., yapı kontrol müdürü M.Y. ile belediye çalışanları, müteahhitler, otel sahiplerinin de aralarında bulunduğu 36 şüpheli, 10 Mart’ta jandarma tarafından düzenlenen eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı. Operasyonu devamında 4 şüpheli daha yakalandı.
12 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Jandarmada işlemleri tamamlanan şüphelilerin peyderpey adliyeye sevk işlemleri yapıldı. Savcılık tarafından ifadeleri alınan şüphelilerden 13’ü serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden aralarında belediye başkan yardımcısı O.E.D., iş insanları ve otelcilerin de bulunduğu 12’si tutuklanırken, 13’ü adli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltındaki 2 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü, yurt dışındaki 1 şüphelinin de firari olarak arandığı öğrenildi.
2026.3.12 Tekirdağ merkezli dolandırıcılık operasyonunda 8 zanlı yakalandı
Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bir kadını dolandırdıkları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda, 8 şüpheli gözaltına alındı.
Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kızılpınar Mahallesi’nde yaşayan Ş.A’nın (33), 301 bin 900 lirasının dolandırıldığı ihbarı üzerine çalışma başlattı.
Ekiplerin yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucu olaya karıştıkları belirlenen 8 şüphelinin kimlikleri tespit edildi.
Tekirdağ ve Tokat’ta belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 8 şüpheliyi gözaltına aldı.
Adreslerde yapılan aramalarda 8 cep telefonu ile 8 SIM kart ele geçirildi.
Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
2026.3.12 Bursa’daki uyuşturucu operasyonu: 2 tutuklama
Bursa’nın İnegöl ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 2 şüpheli tutuklandı.
Narkotik Büro Amirliği ekipleri 2 şüphelinin uyuşturucu sattığı bilgisi üzerine hareket geçti.
Takip başlatan ekipler, şüphelileri suçüstü yakaladı.
Yakalanan F.K. ve MK’nin üzerinde yapılan aramada 100 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi.
Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
2026.3.1 8 şikayet ve 13 suç kaydı durduramadı: Eski eşine ve oğluna otomobille ‘pusu’ kamerada!
İzmir’de 8 kez şikayet edilmesine ve aralarında ‘çocuğun cinsel istismarı’nın da bulunduğu 13 ayrı suç kaydı olmasına rağmen engellenemeyen Hamit Göksel Yılmaz, boşandığı eşini ve 9 yaşındaki oğlunu otomobille ezdi. Sanığın “kaza” savunmasını, olay anına ilişkin ortaya çıkan mobese görüntüleri ve hazırlanan bilirkişi raporu yalanladı.
İzmir’in Menemen ilçesinde 2 Kasım tarihinde meydana gelen olayın kamera görüntüleri dosyaya girdi. Görüntülerde, 45 yaşındaki sanık Hamit Göksel Yılmaz’ın aracıyla bir süre çevrede beklediği, ardından oğluyla yürüyen eski eşi Hatice Ekiz’i gördüğü anda karşı şeride geçerek otomobili üzerlerine sürdüğü görülüyor.
Çarpmanın etkisiyle Hatice Ekiz ve 9 yaşındaki oğlu K.Y. yere düşerken, sanık Yılmaz’ın durmayarak olay yerinden kaçtığı kayıtlara yansıdı. Görüntüleri izledikten sonra açıklama yapan Hatice Ekiz, “İzlediğimde görüntüleri, çok canice geldi. Bu durum beni ve çocuğumu çok yıprattı. Kaza diyorlar. Kaza değil bu. Kasten yapılmış bir şey. En ağır cezayı almasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
8 ŞİKAYETE RAĞMEN SOKAKTAYDI: 13 AYRI SUÇ KAYDI
Hukuki süreçte ortaya çıkan veriler, Hatice Ekiz’in 14 yıllık evliliği boyunca sistematik şiddete maruz kaldığını ve faili durdurmak için defalarca yargıya başvurduğunu kanıtladı. Hamit Göksel Yılmaz hakkında; ‘Kasten yaralama’, ‘Mala zarar verme’, ‘Tehdit’, ‘Hakaret’, ‘Huzur ve sükunu bozma’ ve ‘Çocuğun cinsel istismarı’ gibi suçlardan toplam 13 ayrı suç kaydı bulunduğu belirlendi. Mağdur Ekiz’in, olay gününe kadar sanık hakkında tam 8 kez resmi şikayette bulunduğu kayıtlara geçti.
42 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Soruşturmayı tamamlayan savcılık, Hamit Göksel Yılmaz hakkında ‘Çocuğa ve eski eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan iddianame hazırladı. Sanık hakkında hem eski eşi hem de oğlu için ayrı ayrı 21’er yıl olmak üzere, toplam 42 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, Hatice Ekiz’in vücudundaki kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği, 9 yaşındaki K.Y.’de ise ‘akut stres bozukluğu’ saptandığı belirtildi. Savcılık, olayda kullanılan aracın “öldürmeye elverişli bir araç” olduğuna dikkat çekerek eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunu vurguladı.
SANIKTAN “İFTİRA ATILIYOR” SAVUNMASI
Sanık Hamit Göksel Yılmaz ise iddianamedeki ifadesinde suçlamaları reddederek olayın bir kaza olduğunu ileri sürdü. Yılmaz, “Oğlum para istediği için oraya gittim. Ters şeritten yanlarına yanaşmak istedim. Hatice telefon ile video ya da fotoğraf çekimi yapmaya başladı. Bana küfrederek aracımın önüne atladı. Ne oğluma ne de Hatice’ye çarpmadım. İftira atıyor” dedi.
Ancak babasının çarpmasıyla annesinin tekerleğin altında kaldığını belirten 9 yaşındaki K.Y., ifadesinde olayın seyrini şu sözlerle anlattı: “Otomobilin lastiği sağ bacağına sürtünce annem dengesini kaybedip düştü. Teker sol bacağının üzerinden geçti. Babam olay yerinden ayrılmadan önce anneme ‘Git kime söylüyorsan söyle’ diye bağırdı.”
“HER ŞEY KAST ÜZERİNE KURULU”
Davanın takipçisi olan Kadınları ve Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği (KAÇOK) Başkanı Aslı Mercan Sarı, kamera kayıtlarının her şeyi ortaya koyduğunu belirterek, “Kamera kayıtlarında da görüldüğü gibi her şeyin kast üzerine kurulduğu ortada. Hiçbir kadınımızı şiddet mağduru etmeyeceğiz” dedi.
Mağdur avukatı Merve Aybar Güler ise bilirkişi raporuna dikkat çekerek, “3 ayrı kamera kaydında yapılan çözümlemede, olayın tasarlanmış ve kasıtlı olduğu çok net bir şekilde yer alıyor. Bu bir kaza değil, nitelikli kasten öldürme suçudur” açıklamasında bulundu. Yaralanan çocuk K.Y.’nin avukatı Osman Güler de sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiğinin görüntülerle sabit olduğunu ifade etti.
2026.3.1 Yasak aşk cinayeti mi?
Manisa’da babalarının vefatı üzerine miras işlemleri için jandarmaya yapılan kayıp başvurusu, 2009 yılından beri gizemini koruyan tüyler ürpertici bir cinayeti gün yüzüne çıkardı. 17 yıl önce ortadan kaybolan Ebru K.’nin, eniştesi tarafından öldürülerek bir bahçeye gömüldüğü tespit edildi.
Yasak aşk ve iple boğma iddiası
Soruşturma kapsamında, Ebru K.’nin kaybolduğu dönemde ablası Fatma K.’nin dini nikahlı eşi olan Ufuk K.’nin yanında çalıştığı belirlendi. İddiaya göre, ikili arasında yaşanan ilişki sonucu Ebru K. hamile kaldı. Çıkan tartışmanın ardından şüpheli Ufuk K.’nin genç kadını iple boğarak öldürdüğü öne sürüldü.
Bahçedeki kazıda kafatası ve kemikler bulundu
Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin derinleştirdiği soruşturma sonucunda, İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Armutlu 85. Yıl Cumhuriyet Mahallesi’nde kazı çalışması yapıldı. Olay tarihinde şüpheliye ait olan bahçede yapılan kazıda, maktule ait olduğu değerlendirilen kafatası ve insan kemikleri bulundu. Bulunan parçalar inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.
Abla Kars’ta, enişte Manisa’da yakalandı
Cinayetin aydınlatılmasının ardından düğmeye basan ekipler, şüpheli Ufuk K.’yi yakaladı. Olaydan sonra şüpheliden ayrılarak Kars’a yerleştiği tespit edilen abla Fatma K. de yürütülen koordineli çalışma sonucu gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki sorguları devam ediyor.
x1200
2026.3.1 Serik’te korna kavgası karakolluk oldu: “Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum”
Antalya’nın Serik ilçesinde sanayide çalışan iki genç, aralarındaki korna satışı anlaşmazlığı nedeniyle karakolluk oldu. İddiaya göre, her iki taraf da kornaların sahibi olduklarını öne sürerek birbirlerini hırsızlıkla suçladı.
Oto elektrik işiyle uğraşan Süleyman Koç, yaşadığı ödeme sorunu sonrası kornalar yüzünden kendisinin suçlu gösterildiğini belirterek, “Kornalar bana ait ama herkesin gözünde ben kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum” dedi.
Koç, D.M.’nin iş yerine gelerek kornayı aldırdığını ve elemanlarını “aldığımı söylemeyin” diyerek tembihlettiğini iddia etti. Daha sonra kornaların kaybolduğunu fark eden Koç, D.M.’yi arayarak malzemeleri geri istemiş ve D.M. bunun üzerine “malzemeleri sök al” yanıtını vermiş.
Olayın detaylarını anlatan Koç, “D.M.’nin kendisinin bir araçtan teyp alırken güvenlik kamera kayıtlarını anne ve babasına izlettirdim. Kornalar benim olduğu için hiçbir şey diyemedi. Benim teybi aldığımı söylemiş ama ben almadım” dedi.
Koç, haberler sonrası sosyal çevresinde ve iş yerinde zor durumda kaldığını belirterek, “Arkadaşlarım aradı, hakaret edenler oldu. İş yerime gelen kişilere gerçekleri anlatıyordum. Olay sonrası emniyete giderek ifade verdik. D.M. isimli şahıs kornayı kendisinin aldığını itiraf etti. Ben herkesin gözünde kötü duruma düştüm” ifadelerini kullandı.
Süleyman Koç, sorunun tamamen açığa çıkması için D.M.’nin evindeki kamera kayıtlarının da incelenmesini istiyor.
2026.2.28 Manisa’da 17 yıl sonra gelen cinayet itirafında şok sözler! Katil meğer…
Manisa’da 17 yıl önce katledildiği ortaya çıkan Ebru Koyuncu’nun eski eniştesi Ufuk Köse ifadesinde ‘Havuz yaptırmak için evin bahçesine kazdırdığım çukura itip öldürdüm. Cesedi de eşimle çukura gömdük’ dedi.
Son dakika! Manisa’da 2009 yılında 17 yaşındayken kaybolup cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Ebru Koyuncu’nun, 3 yıl yasak ilişki yaşadığı eniştesi Ufuk Köse (55) tarafından 8 aylık hamileyken öldürülmesiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.
O dönemde genç kızdan haber alamayan ailesi, evden kaçtığını düşünerek kayıp ihbarında bulunmadı. Geçtiğimiz aylarda baba Süleyman Koyuncu’nun vefatının ardından anne Münevver Koyuncu (60) kızının 2009 yılı Aralık ayından beri kayıp olduğu ihbarında bulundu.
Yapılan araştırmada hiçbir yerde kaydı bulunmayan genç kızın öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerine yoğunlaşıldı.
Genç kız kaybolduktan sonra cep telefonunun eniştesi Ufuk Köse ve ablası Fatma Duman (36) tarafından sim kart takılarak kullanıldığı ve bir telefoncuya satıldığı belirlendi. Şüphelerin abla ve eski enişteye yönelmesi üzerine, savcılık kararıyla telefonları takibe alındı.
Anne Münevver Koyuncu’nun TV programına çıkarak kayıp kızını aramaya başlaması üzerine Fatma Duman, annesini arayarak “Ayrıl oradan anne. Yoksa beni de yakacaksın. Bir gün gelecekler, beni de alacaklar. Ufuk benim üzerime de suç atar” dedi. Fatma Duman, Ufuk Köse ile üvey kardeşleri M.K. (46) ve A.K. (42) gözaltına alındı. Cinayeti işlediğinin belirlenmesi üzerine tutuklu yargılanan Ufuk Köse ve tutuklu yargılanan Fatma Duman’ın ifadelerine ulaşıldı.
ABLASI İTİRAF ETTİ
Fatma Duman, ilk ifadesinde kız kardeşinin kaybolduğunu babasından duyduğunu, kaybolmadan 2 ay önce gördüğünü belirtse de ikinci ifadesinde gerçekleri anlattı. Eski eşinin kız kardeşini öldürdüğünü itiraf eden Duman, cinayetten sonra Ufuk ile birlikte olay yerine gittiklerini, üzeri toprakla örtülü halde Ebru’nun cesedini gördüğünü anlattı.
Ufuk Köse ise ilk ifadesinde, Ebru’yu ittiğini ve havuz için kazılan çukura düştüğünü söyledi. İkinci ifadesinde ise çukura düştükten sonra elleriyle boğazını 2-3 dakika sıkarak öldürdüğünü, Fatma ile birlikte cesedi gömdüklerini itiraf etti.
‘BU KIZI AL GÖTÜR BURADAN’
Soruşturma kapsamında Ebru’nun hamileliğini saklamak amacıyla çiftin plan yaparak cinayeti işledikleri tespit edildi. Ebru’nun 4 aylık hamile olduğu anlaşılınca ablası ve eniştesinin yanında kalmaya başladığı, ancak genç kızın 17 yaşında olması ve kürtaj zamanının geçmesi nedeniyle bebeği aldıramadıkları belirlendi.
Duman’ın olay günü Köse’ye “Yeter artık, bıktım. Bu kızı ne yapacaksan, al götür buradan” dediği, bunun üzerine eniştenin talihsiz kızı evden çıkartarak cinayeti işlediği anlaşıldı. Yapılan ölçümlerde Ebru Koyuncu’ya mezar olan havuz çukurunun 5 metre genişliği 5 metre eni olduğu, derinliğinin ise 6 metre olduğu öğrenildi. Öte yandan katil Ufuk Köse’nin babasının yemeğine zehir koyarak öldürmeye teşebbüs ettiği, bu nedenle sabıka kaydı olduğu ifade edildi.
2026.2.27 Gencecik öğretmenin hayalleri yarım kaldı!
Zonguldak’ta iki gün önce meydana gelen ve zincirleme bir talihsizlik sonucu yaşanan kazada ağır yaralanan 27 yaşındaki öğretmen Melike Arıkan, hastanedeki hayat mücadelesini kaybetti. Kente yeni atandığı öğrenilen genç öğretmenin ölümü, öğrencilerini ve eğitim camiasını derin bir üzüntüye boğdu.
Olay, 25 Şubat günü İncivez Mahallesi Hürriyet Caddesi üzerinde yaşandı. 75 yaşındaki M.F.C.’nin kullandığı hafif ticari araç, başka bir otomobile akü takviyesi yaptığı sırada aniden hareket ederek kontrolden çıktı. Savrulan araç yol kenarındaki çöp konteynerine çarptı; çarpmanın şiddetiyle fırlayan konteyner ise o sırada durakta otobüs bekleyen Melike Arıkan ve diğer yayalara çarparak faciaya neden oldu.
Hastanede iki günlük yaşam savaşı
Kazada genç öğretmenle birlikte babası Mehmet Arıkan ve iki kişi daha yaralanarak Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu kritik olan ve yoğun bakıma alınan Melike Arıkan, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı. Kazada yaralanan babasının ve diğer iki kişinin tedavilerinin ise hastanede devam ettiği bildirildi.
Memleketinde son yolculuğuna uğurlanacak
Öğretmenlik mesleğine henüz yeni başlayan ve Zonguldak’a umutlarla gelen Melike Arıkan’ın cenazesi, işlemlerinin ardından memleketi Düzce’nin Yığılca ilçesine gönderildi. Genç öğretmenin vefatı sonrası adli makamların kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü hakkında başlattığı soruşturma sürüyor.

2026.2.24 İstanbul’da Çinli İş İnsanı Yong Wang’ın Ölümündeki Şüpheliler Belirlendi
Çinli iş insanı Yong Wang’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada önemli detaylar ortaya çıktı. Şüphelilerin İstanbul Havalimanı’ndan ayrılırkenki görüntüleri incelendi.
Yong Wang adlı Çin vatandaşı iş insanının kaybolması üzerine başlatılan soruşturmada, önemli gelişmelere ulaşıldı. Wang’ın cesedinin bulunduğu yer ve şüphelilerin kimlikleri hakkında yeni bilgilere erişildi.
Olayın Gelişimi
Yong Wang, 24 Ocak’ta kaybolduktan sonra, güvenlik güçleri aracılığıyla yapılan araştırmalar sonucunda tarlada gömülü halde bulundu. İlk inceleme, Wang’ın boğularak öldürüldüğünü ortaya koydu.
Şüphelilerin Kaçış Yolu
Yürütülen soruşturma neticesinde, olayla bağlantılı dört şüphelinin 21 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan Pekin’e uçtuğu belirlendi. Bu kişilerin, iş insanını dolandırdığını iddia ettikleri öğrenildi.
Gözaltına Alınan Kişiler ve Olayın Arka Planı
Polis, olayla ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak için güvenlik kamera görüntülerini inceledi. Wang’ın yanında bulunan kadının, kaçırma öncesinde sürekli telefonla mesajlaştığı ve olay sırasında durumu umursamaz bir tavır sergilediği tespit edildi.
Öne Çıkanlar
Yong Wang’ın cesedi, tarla içerisinde dik şekilde gömülmüş olarak bulundu.
Şüphelilerin, Wang’ı dolandırdığı ve ardından öldürdüğü öne sürüldü.
Olayla ilgili dört kişi, İstanbul Havalimanı’ndan Çin’e kaçtı.
Yong Wang’ın kripto varlıklarında büyük bir kayıp olduğu belirtildi.
Güvenlik kameralarında, Wang’ın yanında bulunan kadının şüpheli davranışları dikkat çekti.

2026.2.24 Arnavutköy’deki tarlada infaz: Çinli iş insanı İstanbul’da ölü bulunmuştu! Katil zanlıları havalimanından böyle kaçmış
Arnavutköy’deki tarlada infaz: Çinli iş insanı İstanbul’da ölü bulunmuştu! Katil zanlıları havalimanından böyle kaçmış
İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde Çin uyruklu iş insanı Yong Wang’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Interpol tarafından uluslararası düzeyde haklarında yakalama kararı çıkarılan 5 zanlının İstanbul Havalimanı’ndaki görüntüleri kayda geçti.
24 Ocak 2026 tarihinde 38 yaşındaki Çin vatandaşı Yong Wang’ın avukatı tarafından Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp başvurusunda bulunmuş, yapılan çalışmalar kapsamında Wang’ın kullandığı aracın GPS sinyalleri incelenmişti.
Vahşetin detayları ortaya çıkmıştı
Aracın en son İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Baklalı Mahallesi’nde bulunan bir tarlada görüldüğü tespit edilmiş, bunun üzerine harekete geçen ekipler bölgede arama çalışması başlatmıştı. Polis ekipleri, tarlada yapılan detaylı incelemede Yong Wang’ın cesedini, el, ayak ve ağzı koli bandıyla bağlı şekilde toprağa gömülü halde bulmuştu.
Katiller nasıl kaçtı?
İstanbul Arnavutköy’de gerçekleşen cinayet olayı ile ilgili Çinli şüphelilerin olaydan sonra Havalimanından ayrıldıkları anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde Çinlilerin havalimanında yürüdükleri anlar görülüyor.
Öte yandan İnterpolun ilgilendiği dosya kapsamında olayın faili olduğu tespit edilen 9’u erkek 1’i kadın olmak üzere toplamda 10 kişi Çin Hükümeti tarafından yakalandı.
Kaçırılma anları da kameralara yansıdı
Wang’ın kaçırıldığı anların görüntüsü de ortaya çıktı. Güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, Wang’ın, restorandan çıktıklarında otomobilin yanına gelen araçtan inen 4 kişi tarafından zorla araca bindirildiğini, bu sırada kız arkadaşının hiçbir şeye karışmadığını tespit etmişti.
Kripto cüzdanı ile telefonu çalındı
Cinayetle bağlantısı olduğu değerlendirilen 4 şüphelinin 16 Ocak’ta ülkeye giriş yaptıkları, 21 Ocak’ta ise Pekin’e gitmek üzere hava yoluyla çıkış yaptıkları anlaşılmıştı. Maktulün kız arkadaşı Shuyang Liu’nun ise 19 Ocak’ta ülkeye geldiği, Wang ile buluştuktan sonra 20 Ocak’ta ülkeden ayrıldığı bilgisine ulaşılmıştı.
Kadının, diğer şüphelilerle koordineli olarak Wang’ı tuzağa çekmek için yurt dışından geldiğini değerlendiren ekipler, maktulün kripto cüzdanı ile telefonunun çalındığını ve kripto hesabından da para çıkışı olduğunu belirlemişti.
Wang’a ilişkin kayıp başvurusunun ise cinayet olayından sonra yapıldığı tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında, Shuyang Liu ve diğer şüpheliler Chao Wien, Zhuangyoun Wang, Zhen Qın, Chadong Wang hakkında Interpol üzerinden uluslararası düzeyde yakalama kararı çıkarılmıştı.

2026.2.24 Çinli iş insanını bu kadın ölüme götürdü!

İstanbul’da, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanmış halde Arnavutköy’de toprağa gömülü bulunan kayıp Çinli iş insanı 38 yaşındaki Yong Wang’ın cinayetinde kan donduran ayrıntılar ortaya çıktı. Şüphelilerin Wang’ı, bir kadın buluşmasıyla tuzağa düşürdüğü belirlendi. Çinli kadınla yemekten çıkan iş insanı, 4 kişi tarafından önü kesilerek zorla araca bindirilip kaçırıldı. Ardından götürüldüğü yerde toprağa dik şekilde gömülerek öldürüldü. İş insanının birlikte yemek yediği kadının ise çetenin elemanı olduğu ortaya çıktı. Şüphelilerin havalimanından çıkış yaparken görüntüsü de kameraya yansıdı

İstanbul’da kan donduran cinayetle ilgili çalışma, Çin vatandaşı olan iş insanı Yong Wang’ın (38) avukatı tarafından 24 Ocak’ta, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan kayıp başvurusuyla başladı.

Tam Ekran
Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, avukat başvurusunda şu ifadeleri kullandı:

“ÇİN’DEN GELEN KADIN İLE YEMEĞE GİTTİ”
“Wang’ın Çin’den bir kadın misafiri gelmişti. Birlikte onu aldık, otele götürdük. Ben ayrıldım, onlar birlikte yemeğe gittiler. Ondan sonra kendisinden haber alamadım. Birlikte yemek yemeye gittiği kadına mesaj attım. ‘Wang beni taciz etti, bıraktım, nerede olduğunu bilmiyorum’ dedi.”

KADIN BİR GÜN SONRA YURT DIŞINA ÇIKMIŞ
Bu ifadenin ardından harekete geçen Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kadının Çin uyruklu Shuyang Lion olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada kadının 19 Ocak günü İstanbul’a geldiği, aynı gün Wang ile buluştuğu ve 20 Ocak günü, yani bir gün sonra Çin’e geri döndüğü belirlendi. Bu şüpheli durum üzerine polis ekipleri, Wang ile kadının buluştuğu noktalarda güvenlik kamerası incelemesi yaptı.

FATİH’TE LOKANTAYA GİTTİKLERİ BELİRLENDİ
Elde edilen görüntülerde iş insanı Yong Wang’ın, bir süre sonra Bakırköy’deki otele gelerek Shuyang Lion isimli kadını aldığı ve Fatih Kapalıçarşı bölgesindeki lüks bir lokantaya götürdüğü tespit edildi.

AKSİYON FİLMİ GİBİ SAHNELER
Görüntülerin devamını inceleyen polis ekipleri, adeta aksiyon filmlerini aratmayan sahnelerle karşılaştı. Yemekten sonra dışarı çıkan ikilinin önü, içinde 4 kişi bulunan bir otomobil tarafından kesildi. Araçtan inen şüpheliler, Çinli iş insanını zorla araca bindirdi. Ardından iki şüpheli de iş insanının aracına binerek önlü arkalı şekilde olay yerinden ayrıldı.

KADININ DAVRANIŞI DİKKAT ÇEKTİ
Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis ekipleri, Wang’ın yanındaki kadının kaçırma öncesinde sürekli telefonuyla mesajlaştığını, kaçırma sırasında ise yere çömelerek sanki olaydan habersizmiş gibi davrandığını tespit etti. Bu davranışlar polisin dikkatini çekti.

KADIN KURULAN TUZAKTA KULLANILMIŞ
İlerleyen görüntü incelemelerinde olayın perde arkası daha net ortaya çıktı. İş insanını kaçıran şüphelilerden birinin, Çinli kadın Shuyang Lion’u Aksaray’a bıraktığı, kadının önce oteline, ardından bir gün sonra havalimanına giderek Çin’e döndüğü belirlendi.

KAYIP İŞ İNSANININ OTOMOBİLİ BULUNDU
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle iş insanına ait kiralık otomobil, Arnavutköy bölgesinde terk edilmiş halde bulundu. Şüphelilerin Wang’ı kaçırdığı, otomobilin ise kiralık olduğu tespit edildi. Kiralık aracın GPS kayıtlarının incelenmesinde, aracın Wang’ın kaçırılmasından bir gün önce, yani 18 Ocak’ta Baklalı köyünde bir alanda 50 dakika durduğu belirlendi. Aynı aracın kaçırılma günü de aynı noktada 17 dakika beklediği tespit edildi.

‘DİK’ ŞEKİLDE GÖMÜLEN CESET BULUNDU
Bu şüpheli gelişme üzerine bölgede başlatılan arama çalışmalarında iş insanı Wang’ın cesedi, sürülmüş bir tarla içinde dik şekilde gömülmüş olarak bulundu. Cesedin ellerinin, ayaklarının ve ağzının bantlı olduğu, başında darp izi bulunduğu tespit edildi.

DİRİ DİRİ GÖMMÜŞ OLABİLİRLER
Adli Tıp Kurumu’na kaldırılan cenaze üzerinde yapılan ilk incelemenin ardından hazırlanan ön raporda, Yong Wang’ın boğularak öldüğü belirtildi. Rapora göre, Wang’ın başına sert bir cisimle vurularak bayıltıldıktan sonra elleri, ayakları ve ağzı bantlanarak gömüldüğü, boğularak hayatını kaybetmiş olma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi.

4 ŞÜPHELİ CESEDİ GÖMÜP PEKİN’E KAÇMIŞ
Elde edilen bilgiler doğrultusunda soruşturma derinleştirildi. Şüpheliler kısa sürede tespit edildi. Olayla ilgili isimleri belirlenen Choao Wen, Zhavangyuan Wang, Zhenin Qin ve Chaodong Wang’ın 16 Ocak’ta Çin’in Şanghay şehrinden İstanbul’a geldikleri ve 21 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan Çin’in Pekin kentine uçtukları belirlendi.

KRİPTO VARLIKLARI ÇALINMIŞ
Yapılan soruşturmada maktulün iş insanı olduğu ve parasını gasp etmek amacıyla öldürüldüğü tespit edildi. İş insanının avukatı, polise yaptığı açıklamada, Wang’ın kripto hesabında yüksek miktarda eksilme olduğunu, kaçırma ve öldürme olayının bu nedenle gerçekleştirilmiş olabileceğini belirtti.

10 KİŞİ ÇİN’DE YAKALANDI
Yapılan çalışmaların ardından Gaziosmanpaşa Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı tarafından Çin’e kaçan şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, 1’i kadın 9’u erkek olmak üzere toplam 10 kişi hakkında Interpol üzerinden yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerin Çin’de yakalandığı öğrenildi.

ŞÜPHELİLERİN HAVALİMANI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
İstanbul’da tüyler ürperten bir cinayete kurban giden Çinli iş insanı Yong Wang’ı öldüren şüphelilere ait havalimanı güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı.

KADINI KARŞILAYAN KİŞİ İŞ İNSANINI ÖLDÜRÜYOR
Görüntülerde, 19 Ocak günü İstanbul’a gelen kadın şüpheli Shuyang Lion’un havalimanından çıkarak ticari taksiye bindiği anlar yer alıyor. Lion’u havalimanında karşılayan kişinin iş insanı Wang’ı öldüren kişi olduğu belirlenirken, iş insanıyla yemek yiyen Lion’un olaydan bir gün sonra, yani 20 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıkış yaptığı anların da kameralara yansıdığı görüldü.

KATİLLER DE KAMERADA
Çinli iş insanı Wang’ı kaçırıp öldürdükleri belirlenen diğer Çin uyruklu şüphelilere ait görüntüler de elde edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda kimlikleri tespit edilen Choao Wen, Zhavangyuan Wang, Zhenin Qin ve Chaodong Wang’ın 16 Ocak’ta Çin’in Şangay kentinden İstanbul’a geldikleri ve 21 Ocak’ta İstanbul Havalimanı’ndan Çin’in Pekin kentine uçtukları anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Elde edilen havalimanı görüntüleri soruşturma dosyasına delil olarak eklendi.

2026.2.23 Kayıp Çinli iş insanı Wang’ın cesedine ulaşıldı: Katil zanlıları Interpol ile yakalandı! Detaylar kan dondurdu
İstanbul’da 24 Ocak’ta hakkında kayıp başvurusu yapılan Çinli iş insanı Yong Wang (38)’ın cesedi, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanmış halde Arnavutköy’de toprağa gömülü bulundu. Çin’de Wang tarafından dolandırdığını öne süren kişilerin İstanbul’a geldiği, irtibat kurdukları bir kadından Wang’ın yerini öğrendikleri öğrenildi. Şüphelilerin, Wang’ın başına sert bir cisimle vurarak öldürdükleri, üzerindeki soğuk cüzdanı alıp kaçtıkları belirtildi.
Edinilen bilgilere göre, Çin vatandaşı Yong Wang’ın avukatı tarafından 24 Ocak’ta İstanbul Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp müracaatında bulunuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda Çinli iş insanının kullandığı aracın GPRS sinyalleri incelemeye alındı. Aracın en son Arnavutköy Baklalı Mahallesinde bir tarlada görüldüğü tespit edildi. Ekiplerin tarlada yaptığı aramada kazma ve kürekler bulundu. Detaylı çalışmanın ardından ise Yong Wang’ın cesedi tarlada gömülü halde bulundu. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerince yapılan incelemede, Wang’ın el, ayak ve ağzı koli bandıyla bağlı şekilde toprağa gömüldüğü tespit edildi.
Gasbetmek isteyenler öldürdü, 10 kişi Çin’de yakalandı
Yapılan soruşturma kapsamında maktulün iş insanı olduğu ve parasını gasbetmek amacıyla öldürüldüğü tespit edildi. Olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde şüpheli olarak belirlenen 1’i kadın 9’u erkek toplam 10 kişi hakkında Interpol üzerinden yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerin Çin’de yakalandığı öğrenildi.
Soğuk cüzdanı alıp kaçtılar
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Wang’ın Çin’de kendilerini dolandırdığını öne süren kişilerin İstanbul’a geldiği öğrenildi. Şüphelilerin Wang’ı tanıyan bir kadından yerini öğrendikleri, başına sert bir cisimle vurarak öldürdükleri, üzerindeki soğuk cüzdanı alıp kaçtıkları belirtildi.

2026.2.23 Film gibi cinayetin detayları! Paranın peşine düşüp Çin’den İstanbul’a gelmişler
İstanbul’da Çinli iş insanı Yong Wang’ın cesedi, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanmış halde toprağa gömülü bulundu. Olayla ilgili 1’i kadın 9’u erkek toplam 10 kişi Çin’de yakalandı. Çin’de Wang tarafından dolandırdığını öne süren kişilerin İstanbul’a geldiği, şahsı tanıyan bir kadından yerini öğrendikleri ve başına sert bir cisimle vurarak öldürdükleri öğrenildi.
İstanbul’da 24 Ocak’ta hakkında kayıp başvurusu yapılan Çinli iş insanı Yong Wang (38)’ın cesedi, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanmış halde Arnavutköy’de toprağa gömülü bulundu. Gündem yaratan cinayete ilişkin detaylar ortaya çıktı.
Çin vatandaşı Yong Wang’ın avukatı tarafından 24 Ocak’ta İstanbul Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne kayıp müracaatında bulunuldu. Yapılan çalışmalar sonucunda Çinli iş insanının kullandığı aracın GPRS sinyalleri incelemeye alındı. Aracın en son Arnavutköy Baklalı Mahallesinde bir tarlada görüldüğü tespit edildi. Ekiplerin tarlada yaptığı aramada kazma ve kürekler bulundu. Detaylı çalışmanın ardından ise Yong Wang’ın cesedi tarlada gömülü halde bulundu. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerince yapılan incelemede, Wang’ın el, ayak ve ağzı koli bandıyla bağlı şekilde toprağa gömüldüğü tespit edildi.
GASBETMEK İSTEYENLER ÖLDÜRDÜ, 10 KİŞİ ÇİN’DE YAKALANDI
Yapılan soruşturma kapsamında maktulün iş insanı olduğu ve parasını gasbetmek amacıyla öldürüldüğü tespit edildi. Olayla ilgili olarak Gaziosmanpaşa Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde şüpheli olarak belirlenen 1’i kadın 9’u erkek toplam 10 kişi hakkında Interpol üzerinden yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerin Çin’de yakalandığı öğrenildi.
SOĞUK CÜZDANI ALIP KAÇTILAR
Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Wang’ın Çin’de kendilerini dolandırdığını öne süren kişilerin İstanbul’a geldiği öğrenildi. Şüphelilerin Wang’ı tanıyan bir kadından yerini öğrendikleri, başına sert bir cisimle vurarak öldürdükleri, üzerindeki soğuk cüzdanı alıp kaçtıkları belirtildi.

2026.2.23 Vahşi saldırıda yeni gelişme: Adalet bakanı devreye girdi!
Yalova’da kucağındaki 14 aylık bebeğiyle birlikte acımasızca darp edilen Muhammet Baca olayında adli süreç hızla sonuç verdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yakından takip ettiği soruşturma kapsamında, baba ve bebeği yaralayan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Devlet elini uzattı baba Muhammet Baca’dan duygusal mesaj
Olayın ardından güvenlik güçleri ve adli makamların gösterdiği hassasiyet üzerine yaralı baba Muhammet Baca bir teşekkür mesajı yayımladı. Hastanede tedavisi süren Baca, devletin ve milletin kendilerini yalnız bırakmadığını vurgulayarak, “Kızım için tek yürek oldunuz, yaşasın büyük Türkiye Cumhuriyeti” sözleriyle minnetini dile getirdi.
Hastane çevresinde geniş güvenlik önlemleri
Saldırının yankıları sürerken jandarma ekipleri, baba ve bebeğin tedavi gördüğü hastane çevresinde kuş uçurtmuyor. Adalet Bakanı Gürlek, sürecin titizlikle takip edildiğini ve bu tür şiddet olaylarına karşı taviz verilmeyeceğini belirtirken, 14 aylık bebeğin sağlık durumunun yakından izlendiği bildirildi.
2026.2.21 Katile yardım etti, 21 yıl sonra yakalandı
Aydın’da 2005’teki Hüseyin Kuş cinayeti dosyasını raftan indiren Jandarma ekipleri, 21 yıl sonra fail V.D.’ye S.D.’nin yardım ettiğini belirledi. Gözaltına alınan şüpheli S.D. tutuklandı.
Aydın İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Suç Araştırma Timi, Buharkent’te 2005 yılında Hüseyin Kuş’un silahla vurularak öldürülmesinde fail V.D’yi olay yerine götüren şüphelinin belirlenememesi üzerine dosyayı raftan indirdi.
Yeniden açılan soruşturma kapsamında eski deliller yeniden değerlendirildi, tanık beyanları tekrar alındı ve teknik veriler incelendi.
Şüphelinin S.D. olduğunu belirleyen ekipler, operasyon düzenledi. Gözaltına alınan S.D., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
2026.2.21 Yaşlı çifti bakın ne için öldürmüş: Cani 25 kez bıçaklamış!
Aydın’ın Efeler ilçesinde geçtiğimiz pazar günü yaşanan kan dondurucu cinayette sis perdesi aralandı. Müstakil evlerinde vahşice katledilen 80 yaşındaki Turgut ve Nuran Çakaloğlu çiftinin katil zanlısı, polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan yabancı uyruklu şahıs, emniyetteki sorgusunda dehşet anlarını tek tek itiraf etti.
Doktor oğulları acı tabloyla karşılaştı
Olay, Meşrutiyet Mahallesi’nde meydana geldi. Anne ve babasından bir süre haber alamayan doktor Ahmet Çakaloğlu, eve gittiğinde korkunç manzarayla karşılaştı. Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede, Turgut Çakaloğlu’nun vücudunda 15, eşi Nuran Çakaloğlu’nun vücudunda ise 10 bıçak darbesi olduğu belirlendi. Talihsiz çiftin cansız bedenleri otopsi için morga kaldırıldı.
Kaçmaya çalışırken yakalandı
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını saniye saniye inceleyerek şüphelinin 39 yaşındaki yabancı uyruklu Ş.H. olduğunu tespit etti. Düzenlenen operasyon sırasında polisten kaçmaya çalışan zanlı, kısa süreli bir kovalamacanın ardından yakalanarak gözaltına alındı.
Para vermeyince katliam yapmış
Zanlının emniyette verdiği ifade, cinayetin nedenini de ortaya çıkardı. Turgut Çakaloğlu’ndan para istediği ancak reddedildiği belirtilen Ş.H.’nin, önce yaşlı adamı bıçakladığı, ardından yukarıdan gelen sesler üzerine üst kata çıkıp Nuran Çakaloğlu’nu da hayattan kopardığı öğrenildi. Sağlık kontrolünden geçirilen katil zanlısı, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

2026.2.13 Edirne’de diplomatik plakalı araçla insan kaçakçılığı iddiası: 6 tutuklama
Romanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edilen “Casperlar” suç örgütünün sözde yöneticisi olduğu belirtilen M.K’nin, diplomatik plakalı cipin bagajında yurt dışına kaçırıldığını itiraf etmesi üzerine Edirne’de düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı
“Casperlar” olarak bilinen silahlı suç örgütünün yöneticilerinden olduğu belirtilen M.K, 9 Şubat’ta Romanya’da yakalanarak Türkiye’ye iade edildi. M.K, emniyetteki sorgusunda “İstanbul’dan Edirne’ye korsan taksiyle geldiğini, kentte bir pansiyonda bir gece kaldığını” anlattı.
Kaldığı pansiyondan alınarak Edirne Küçük Sanayi Sitesi’ndeki bir oto yıkama dükkanına götürüldüğünü ifade eden M.K, burada diplomatik plakalı bir cipin bagajına bindirildiğini, bu yolla önce Bulgaristan’a sonra da Romanya’ya kaçtığını itiraf etti.
AA’nın haberine göre; adliyeye sevk edilen M.K, hakimlikçe tutuklandı. M.K, Edirne L Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
OPERASYON DÜZENLENDİ
M.K’nin ifadesi sonrası Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri operasyon başlattı.
Ekipler, M.K’nin adresini verdiği pansiyon ile oto yıkama dükkanı gören güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Oto yıkamacıya giren diplomatik plakalı cipin Vietnam uyruklu T.N.H’ye ait olduğu belirlendi.
Ekipler, M.K’yi İstanbul’dan Edirne’ye getiren sürücü ile saklanmasına ve yurt dışına kaçmasına yardım ettiği iddiasıyla 6 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüpheliler adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından şüpheliler A.Ç, B.Ç, A.F, T.G, F.O ve C.Ö, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

2026.2.12 Şanlıurfa’da fuhuş operasyonunda 27 zanlı tutuklandı
Şanlıurfa’da masaj salonu ve güzellik merkezi adı altında faaliyet gösteren iş yerlerine yönelik düzenlenen fuhuş operasyonunda 31 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda 58 mağdur kadın kurtarıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 27’si tutuklandı
Şanlıurfa’da düzenlenen fuhuş operasyonunda gözaltına alınan 31 şüpheliden 27’si tutuklandı.
BAŞSAVCILIK KOORDİNESİNDE ÇALIŞMA BAŞLATILDI
AA’daki habere göre; Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma sonucu kent merkezinde masaj salonu ve güzellik merkezi adı altında faaliyet gösteren iş yerleriyle ilgili çalışma başlatıldı.
58 KADIN KURTARILDI
Belirlenen 13’ü işletme 28 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 31 şüpheli gözaltına alındı, 58 mağdur kadın kurtarıldı.
ÇOK SAYIDA MATERYAL ELE GEÇİRİLDİ
Yapılan aramalarda, 106 bin 336 lira, 500 dolar, 3 tam altın, 3 yarım altın, 10 çeyrek altın, 1 altın bileklik, 2 ruhsatsız tabanca, 45 cep telefonu, 2 tablet, 1 POS cihazı, 1 kamera kayıt cihazı ve çok sayıda cinsel içerikli materyal ele geçirildi.
27 ZANLI TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 27’si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
2026.2.9 İstanbul’da 127 milyon liralık vurgunda 40 tutuklama
16 ilde düzenlenen operasyonda, sosyal medya üzerinden kendilerini “yatırım danışmanı” olarak tanıtarak 9 kişiyi toplam 127 milyon lira dolandırdıkları belirlenen 68 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 40’ı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Başlatılan soruşturmada benzer yöntemlerle 9 kişinin 127 milyon lira dolandırıldığı belirlendi.
154 ŞÜPHELİ TESPİT EDİLDİ
Soruşturma kapsamında; Türkiye genelinde toplam 50 paravan şirket ve bu şirketlerin yetkilisi 42 şüpheli, paranın aklanmasına aracılık eden 3 kuyumcu, banka veya kripto hesaplarını kullandıran 45 şüpheli, teknik takiple tespit edilen 24 şüpheli olmak üzere toplam 154 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 44’ünün cezaevinde olduğu anlaşıldı.
16 İLDE OPERASYON
İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü, Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara, Sakarya, Kocaeli, Konya, Şanlıurfa, Antalya, Mardin, Manisa, Muğla, Rize, Siirt, Tekirdağ ve Trabzon illerinde operasyon yaptı. Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği’nin desteğiyle yapılan operasyonda aralarında mali müşavir ve muhasebecilerin de bulunduğu 109 şüpheliden 68’i gözaltına alındı.
40 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Aralarında paravan şirketlerin sahibi olarak gözüken şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan şüphelilerden 40’ı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan 12 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Gözaltına alınan diğer şüphelilerin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
2026.2.7 Denizli’deki cinayet sosyal medya ipuçlarıyla çözüldü
Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bir kamyonet içinde bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan Mehmet Ali Zengin (32) cinayetinin ardındaki sır sosyal medyada ortaya çıktı.
Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde bir kamyonet içinde bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan Mehmet Ali Zengin (32) cinayetinin ardındaki sır sosyal medyada ortaya çıktı.
Karahasanlı Mahallesi’nde boş bir arazide hareketsiz halde bulunan Zengin için ihbar üzerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede, Zengin’in vücudunda birden fazla kesici alet yarası olduğu belirlendi.
Ceset, olay yerindeki ilk incelemenin ardından otopsi için Adli Tıp Kurumu Denizli Bölge Başkanlığı’na götürüldü. Cinayet Büro Amirliği, soruşturma kapsamında Zengin’i öldürdüğü tespit edilen zanlı E.K.’yi (20) belirledi.
Polis ekipleri, Zengin’in yakın zamanda cezaevinden çıktığını ve sosyal medya üzerinden tanıştığı E.K. ile buluşup alkol aldıklarını ortaya çıkardı. Cinayeti işleyen zanlı E.K., polis tarafından evinde yakalanarak gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemlerinin ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlı tutuklandı ve cinayeti işlediğini itiraf ettiği öğrenildi.
Mehmet Ali Zengin’in geçen yıl Aralık ayında cezaevinden çıktığı, cinayetin sosyal medya bağlantıları sayesinde çözüldüğü belirtildi.
2026.2.6 Sosyal Medyada tanıştığı Burdurlu mobilya ustasını öldüren genç zanlı tutuklandı
Denizli’de 3 çocuk babası mobilya imalatçısının kamyonetinde bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Emniyetteki sorgusunda susma hakkını kullanan zanlı tutuklandı.
Denizli’de 3 çocuk babası mobilya imalatçısının kamyonetinde bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Emniyetteki sorgusunda susma hakkını kullanan zanlı tutuklandı.
Olay, dün sabah saatlerinde Merkezefendi ilçesi Karahasanlı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, saat 05.00 sıralarında boş arazide park halindeki bir kamyonetin içinde kanlar içerisinde hareketsiz yatan bir kişiyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, kamyonette bulunan Mehmet Ali Zengin’in (32) vücudunun çeşitli yerlerinden 3 bıçak darbesi alarak hayatını kaybettiği belirlendi. Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından olay yerinde ve çevresinde detaylı inceleme yapılarak, bölgedeki güvenlik kamerası görüntüleri mercek altına alındı. İkilinin ilk buluşma noktasını tespit eden Cinayet Bürosu ekipleri, güvenlik kameralarından katil zanlısının Efe K. (20) olduğunu tespit etti. Yapılan araştırmada cezaevinden yakın zamanda çıkan Mehmet Ali Zengin’in sosyal medya üzerinden tanıştığı Efe K. ile buluşarak birlikte alkol aldığı belirlendi. İddiaya göre alkol aldıkları sırada aralarında küfürleşme nedeniyle tartışma çıktığı ve Efe K.’nın bıçakla Mehmet Ali Zengin’i 3 yerinden bıçaklayarak olay yerinden kaçtığı belirtildi.
Polis ekiplerinin çalışmaları sonucu yakalanarak gözaltına alınan Efe K.’nın emniyetteki sorgusunda olayı gerçekleştirdiğini itiraf ettiği, ancak ifadesinin devamında susma hakkını kullandığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen Efe K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
2026.1.1 Kaçak sigara cinayetinde yeni gelişme: Kargo şubesi müdürünü öldüren şüpheli tutuklandı!
Adana’da kargoyla gönderilmek istenen kaçak sigaraları polise ihbar eden şube müdürü Kamil Çelik (31) öldürülmüştü. O şüpheli saklandığı evde yakalanıp tutuklandı.
Dehşete düşüren olay, 30 Aralık’ta saat 15.00 sıralarında merkez Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi 80. Yıl Bulvarı’ndaki kargo firmasının şubesinde meydana geldi.
ÇIKAN TARTIŞMADA ÖLDÜRÜLDÜ
M.F.Y., iddiaya göre, içerisinde gümrük kaçağı sigara bulunan koliyi göndermek üzere kargo şubesine teslim etti. Durumu fark eden şube müdürü Kamil Çelik, polise ihbarda bulundu. Şubeye gelen polis ekipleri, söz konusu kargoya el koydu. Durumu öğrenen M.F.Y., kargo şubesine giderek Çelik ile tartıştı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda M.F.Y., belinden çıkardığı tabancayla Çelik’i vurarak, öldürdü. Şüpheli, olayın ardından şubeden çıkarak, kaçtı.
ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, bölgedeki ve güzergahtaki güvenlik kameralarını inceleyip, şüphelinin kimliğini tespit etti. Yüreğir ilçesi Kiremithane Mahallesi’ndeki evinde saklandığı belirlenen M.F.Y., polisin operasyonuyla yakalandı. Emniyete götürülen zanlının ifadesi doğrultusunda kargoyu teslim ettiği iddia edilen Ö.D.’de de gözaltına aldı. Ö.D., emniyetteki sorgusunda, hakkındaki suçlamayı reddetti. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen cinayet zanlısı çıkarıldığı mahkemede tutuklandı, Ö.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. x1200

评论

发表回复

您的邮箱地址不会被公开。 必填项已用 * 标注

More posts